Özürsüz Göreve Geç Gelmek Erken Ayrılmak Uyarma Cezası Emsal Kararlar

657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 125. maddesi ve devamında devlet memurlarına verilebilecek disiplin cezaları düzenlenmiştir. Uyarma cezası, memurun görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiği hususunda uyarılmasıdır. 657 sayılı kanunun 125. maddesinin Uyarma başlıklı A fıkrasının B bendinde “Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelme, erken ayrılma, görev mahallini terketme” fiilinin meydana gelmesi halinde memura uyarma cezası verilebileceği düzenlenmiştir.

657 sayılı DMK m.125

A – Uyarma : Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.

b) Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terketmek.

UYARMA CEZASI EMSAL KARARLAR

Özürsüz Göreve Geç Gelmek Erken Ayrılmak Uyarma Cezası Emsal Kararlar

Savunma alınmadan verilen disiplin cezası hukuka aykırıdır.

Ankara Bölge İdare Mahkemesi ANKARA. 2. İDARİ DAVA DAİRESİ 15.03.2019 T. 2018/2480 E. 2019/541 K.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 130. maddesinde ise; Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemeyeceği, soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen tarihte savunmasını yapmayan memurun savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır.

Dava dosyanın incelenmesinden, davalı idare bünyesinde Makine Mühendisi olarak görev yapmakta iken 06.09.2016 tarih ve 205 sayılı Olur’la “Temizlik İşleri Müdürlüğü Kent Temizliği ihalesi kapsamında çalıştırılmakta olan sıkıştırılmalı çöp araçlarının ve damperli kamyonların Çadırtepe düzenli çöp depolama alanına giriş çıkış saatleri, döküm alanına götürmüş oldukları çöp miktarlarının ölçümü ve kaydı ile birlikte söz konusu alanda çalıştırılmakta olan çöp küreyici dozerin çalışma saatlerinin takibi” amacıyla Çadırtepe çöp depolama alanında görevlendirilen davacının, 05.10.2016 tarihli tutanak ile Çadırtepe çöp depolama alanında 05.10.2016 tarihinde saat 08:00’de görev yerinde olması gerekirken görev yerine 09:30’da gittiğinin tespit edildiği, 06.10.2016 tarihli ve 242 sayılı yazı ile savunmasının istenildiği, davacının 14.10.2016 tarihli yazı ile savunmasını verdiği,19.10.2016 tarih ve 251 sayılı Olur ile soruşturma yapılmasına karar verildiği, 23.01.2017 tarih ve 20090959/42 sayılı Soruşturma Raporu hazırlanarak davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/A-b maddesinde belirtilen “Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek” hükmü uyarınca uyarma cezası ile tecziye edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı, 06.02.2017 tarih ve 42 sayılı Olur’la 657 sayılı Kanun’un 125/A-(b) maddesi uyarınca uyarma cezası ile tecziye edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Olayda, yukarıda belirtilen ilkeler ışığında, disiplin soruşturması yapılmadan önce alınan savunmanın yeterli olmayacağı, davacının soruşturma sırasında alınan 22.12.2016 tarihli ifadesinin de savunma yerine geçmeyeceğine dair disiplin hukuku ilkeleri kapsamında yapılan değerlendirmede davacının usulüne uygun olarak savunmasının alınmadığı anlaşıldığından, savunma hakkı kısıtlanarak verilen disiplin cezasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf isteminin kabulüne Ankara 7.İdare Mahkemesi’nce verilen 18/05/2018 gün ve E:2017/824, K:2018/918 sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline,

Lehe ve aleyhe olan tüm deliller toplanmadan, tanıklar dinlenmeden verilen disiplin cezası hukuka aykırıdır.

İzmir Bölge İdare Mahkemesi İZMİR. 2. İDARİ DAVA DAİRESİ 17.11.2020 T. 2020/1402 E. 2020/1532 K.
davacıya isnat edilen fiillerle ilgili lehe ve aleyhe deliller toplanmak, soruşturulanın ve olayın tanıklarının ifadesi alınmak, soruşturulan kişinin görev ve sorumlulukları ile suçun oluş biçimi irdelenmek suretiyle yapılacak etkin bir disiplin soruşturması neticesinde soruşturmacı kanaat teklifinin de yer aldığı soruşturma raporunun hazırlanması ve bu suretle fiilin sübut bulup bulmadığı hususu araştırılmak suretiyle işlem tesis edilmesi gerekirken, salt davacının ve şikayetçinin ifadeleri esas alınarak olayın tanığı olan ve aynı araçta bulunan diğer zabıta memurunun ifadesi alınmadan yani fiille ilgili tüm deliller toplanmadan hazırlanan soruşturma raporuna dayalı olarak davacının uyarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali.

Sendikanın almış olduğu karar nedeniyle sendikal faaliyet kapsamında görevden ayrılma nedeniyle memura uyarı cezası verilemez.

Danıştay 12. Daire 16.09.2015 T. 2012/11297 E. 2015/4815 K.
Olayda, davacının 14/03/2007 tarihinde izinsiz olarak görev mahallini terkettiği gerekçesiyle hakkında soruşturma açıldığı ve dava konusu cezanın verildiği görülmüş ise de, fiilin işlendiği tarihin “14 Mart Tıp Bayramı” olduğu ve aralarında davacının da bulunduğu bir çok sağlık personelinin, bağlı oldukları sendika örgütünün aldığı karar doğrultusunda, çalıştıkları hastanenin bahçesinde toplanarak basın açıklaması yaptıkları ve bu süre içinde çalışmalarına ara verdikleri anlaşılmıştır.

Bu durumda, meslekle ve çalışma hayatıyla ilgili sorunları paylaşmak ve kamuoyuna duyurmak amacıyla sendikanın öncülüğünde yapılan bu eyleme katılmış olması, kabul edilebilir bir mazeret niteliğinde olduğu sonucuna varıldığından, davacının uyarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık, anılan işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Devlet memurları iş bırakma eylemi yapabilir mi başlıklı makalemizi okumak için bu yazının üzerine tıklayabilirsiniz.

Uyarma Cezası Zamanaşımı Süresi

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Zamanaşımı” başlıklı 127. maddesinde;”Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren;

a)Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına,

b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına,

başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.” hükmü yer almıştır.

Uyarma cezası verilebilmesi için fiillerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren 1 ay içerisinde disiplin soruşturmasına başlanmazsa ceza verme zamanaşımına uğrar. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren  nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde de ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Uyarma Cezasını Kim Verebilir?

Uyarma cezasını doğrudan disiplin amiri verebilir. Disiplin amirinizin kim olduğu ise bağlı olduğunuz kurumun yönetmeliğinde belirlenmiştir.

Uyarma Cezasına İtiraz Süresi

Uyarma cezasına karşı kararın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde disiplin kuruluna başvurulabilir. 7 gün içerisinde başvuru yapmadan doğrudan idari dava açmanız da mümkündür. Eğer 7 gün içerisinde disiplin kuruluna itiraz başvurusu yaptıysanız henüz kesinleşen bir disiplin cezası olmadığı için itirazın sonucu gelmeden idari yargıda dava açmanız usulen mümkün değildir.

657 s. DMK Madde 135

Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir.

İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.

İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır.

İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.

Disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir.

İdare hukuku alanında yazmış olduğumuz diğer makaleleri ve emsal kararları okumak için bu yazının üzerine tıklayabilirsiniz.

Yorum yapın