Türkiye’de kamu sağlığı ve sosyal devlet ilkesi açısından devrim niteliğinde bir yargı kararı tesis edildi. Danıştay 10. Dairesi, Human Papilloma Virüs (HPV) aşılarının Ulusal Aşı Programı’na dahil edilmesi talebinin reddine ilişkin Sağlık Bakanlığı işlemini hukuka aykırı bularak iptal etti. Bu karar, sadece davacı özelinde değil, Türkiye’de yaşayan milyonlarca kadının ve çocuğun sağlık geleceğini doğrudan etkileyen bir dönüm noktasıdır.
HPV Aşısının Ulusal Aşı Programına Alınması ve “Ücretsiz Aşı” Talebi Neden Reddedilmişti?
Süreç, davacı tarafından HPV aşısının ulusal program kapsamına alınarak ücretsiz uygulanması için yapılan başvurunun zımnen reddedilmesiyle başladı. Sağlık Bakanlığı, savunmasında özetle şu gerekçelere dayanmıştı:
- Aşı takviminin Bağışıklama Danışma Kurulu tavsiyeleriyle oluşturulduğu.
- 2010 yılında yapılan değerlendirmelerde aşının programa eklenmesinin “öncelikli” görülmediği.
- Kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması zorunluluğu.

Kararın Gerekçesi: 12 Yıllık Bilimsel Gecikme Kabul Edilemez
Danıştay 10. Dairesi, idarenin savunmasını ve dayandığı verileri çok kritik bir noktadan bozdu. Mahkeme, Sağlık Bakanlığı’nın 2021-2022 yıllarında yapılan bir talebi reddederken, 2010 yılına ait (yaklaşık 12 yıllık) eski verileri esas almasını hukuka aykırı buldu.
Kararda, bilimin hızla ilerlediği, aşının koruyuculuğuna dair verilerin netleştiği ve maliyet-etkinlik dengesinin değiştiği vurgulanmıştır. İdarenin, güncel bilimsel gelişmeleri takip etmeden “eski kararlara” ve “eski araştırmalara” sığınarak işlem tesis etmesi, takdir yetkisinin kamu yararına aykırı kullanılması olarak nitelendirilmiştir. Bu kararla birlikte Ücretsiz HPV aşısı önündeki hukuki engel kalkmıştır.
Anayasal Dayanak: Yaşam ve Sağlık Hakkı
Anayasanın 17 inci maddesinde “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.” düzenlemesi 56 ıncı maddesinde ise “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.” düzenlemesi mevcuttur. Kararın hukuki iskeleti, Anayasa’nın bu iki temel maddesi üzerine kurulmuştur:
- Anayasa Madde 17: Herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı.
- Anayasa Madde 56: Devletin, herkesin hayatını beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlama ve sağlık kuruluşlarını planlama ödevi.
Danıştay, sağlık hizmetinin “hayati, ertelenemez ve ikame edilemez” olduğunu; devletin koruyucu sağlık hizmetlerini organize etme konusunda pozitif bir yükümlülüğü bulunduğunu hatırlatmıştır. Sosyal devlet ilkesi gereği HPV aşısının ücretsiz karşılanması gerekmektedir.
HPV Aşısının Bilimsel Etkinliği Tescillendi
Yargılama sırasında sunulan bilimsel veriler, mahkemenin kararında önemli bir yer tutmuştur. İdare tarafından sunulan ara karar cevaplarında şu çarpıcı veriler kabul edilmiştir:
- Rahim ağzı (serviks) kanser vakalarının %99’u HPV enfeksiyonu ile bağlantılıdır.
- 9 değerlikli HPV aşısının serviks kanserini önleme oranı %93‘tür.
- 2 ve 4 değerlikli aşılar ise ilgili tiplerde %91 ile %100 arasında etkinlik göstermektedir.
Türkiye Ulusal Aşı Takvimi ve “Eksik Parça” HPV
Danıştay’ın iptal kararı incelendiğinde, Türkiye’deki Genişletilmiş Bağışıklama Programı kapsamında halihazırda birçok hayati hastalığa karşı ücretsiz aşılama yapıldığı görülmektedir. Mevcut takvimde yer alan ve devlet tarafından ücretsiz karşılanan temel aşılar şunlardır:
- Hepatit B: Sarılık, siroz ve karaciğer kanserine karşı koruma sağlar.
- BCG (Verem): Tüberküloz (verem) hastalığına karşı temel koruma sağlar.
- DaBT-İPA-Hib (Beşli Karma Aşı): Difteri, boğmaca, tetanoz, çocuk felci ve menenjite yol açan Hib bakterisine karşı korur.
- KPA (Konjuge Pnömokok): Zatürre, orta kulak iltihabı ve menenjite karşı bağışıklık sağlar.
- KKK (Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak): Üç hayati çocukluk hastalığına karşı koruyucudur.
- OPA (Oral Polio): Çocuk felcine karşı destekleyici dozdur.
- Suçiçeği: Suçiçeği virüsüne karşı bağışıklık geliştirir.
- Hepatit A: A tipi sarılığa karşı koruma sağlar.
- Td (Erişkin Tipi Difteri-Tetanos): İlerleyen yaşlarda yapılan pekiştirme aşısıdır.
Türkiye’de bugün itibarıyla yukarıda sayılan 13 farklı hastalığa karşı rutin ve ücretsiz aşılama yapılmaktadır. Danıştay 10. Dairesi’nin 2025/6982 sayılı kararı, tam da bu noktada devreye girmektedir. Kararda mahkeme; halihazırda yürütülen bu geniş bağışıklama programının, kanser önleme gücü bilimsel olarak kanıtlanmış ( %90 ve üzeri) HPV aşısını kapsamaması için artık “makul bir bilimsel gerekçe” kalmadığına hükmetmiştir.
Danıştay HPV Aşısı Kararının Pratik Sonuçları: Şimdi Ne Olacak?
Danıştay’ın bu iptal kararı ile birlikte hukuki süreç yeni bir evreye girmiştir:
- İdareye Zorunluluk: Sağlık Bakanlığı, artık 12 yıllık eski verilere dayanarak HPV aşısının ücretsiz karşılanması taleplerini reddedemez. Ulusal Aşı Programı’nı güncel bilimsel veriler ve mahkeme kararı doğrultusunda revize etmek zorundadır.
- Bedel İadesi Davaları: Aşısını kendi imkanlarıyla yaptıran vatandaşların SGK’ya karşı açtığı bedel iadesi davalarında bu karar emsal olarak kullanılabilecektir.
- Hukuk Devleti İlkesi: İdarenin takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, bilimsel ve anayasal sınırlarının bulunduğu bir kez daha tescillenmiştir.
Sonuç Olarak; Danıştay 10. Dairesi, 29.12.2025 tarihli bu kararıyla “sağlık hakkı bütçe disiplinine kurban edilemez” mesajını vermiştir. Oy çokluğuyla alınan bu karar, Türkiye’de koruyucu tıbbın ve hasta haklarının güçlenmesi adına atılmış en büyük adımlardan biridir.
Bu makale Ankara Barosu avukatlarından Av. Talha Yayla tarafından, Danıştay 10. Dairesi’nin 2022/8340 E. ve 2025/6982 K. sayılı ilamı çerçevesinde bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.