Hagb Memuriyete Engel Mi?

Makale İçeriği
Hagb mahkumiyet hükmü olmadığı için memuriyete engel değildir. Güvenlik soruşturmasında ve arşiv araştırmasında HAGB’nin memuriyete engel olarak değerlendirilmesi genellikle hukuka aykırıdır. Aşağıdaki içindekiler kısmından merak ettiğiniz kısımlara erişebilir ve emsal karara ulaşabilirsiniz.

HAGB Memuriyete engel midir?
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı memuriyete engel değildir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 48/A(5) der ki; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (…)(1) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak. Bu madde devlet memuru olacak kişilerde aranacak özellikleri düzenlemektedir. Bu maddeden anlaşılacağı üzere maddenin son kısmında mahkum olmama şartı aranmaktadır. Hagb mahkumiyet değildir. Bu nedenle maddede sayılan ve herkes tarafından yüz kızartıcı suçlar olarak bilinen suçlar bakımından da olsa HAGB almak memuriyete engel değildir çünkü HAGB mahkumiyet değildir. Aslında HAGB CMK m.223’te sayılmadığı için hüküm bile değildir. Bu nedenle hem HAGB nedeniyle denetimli serbestlik süreci boyunca hem de denetimli serbestlik süresi kasten suç işlenmeden geçirilip bittikten sonra HAGB memuriyete engel değildir. Tabi bu durumun istisnaları da bulunmaktadır. Makalemizde bu hususlar detaylı bir şekilde incelenmiştir.
HAGB Güvenlik Soruşturmasını Etkiler mi?
Hagb adli sicil ve arşiv kaydında gözükmez. Ancak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında HAGB’ye ilişkin bilgiler EGM’den atandığınız kuruma iletilir. Kurum değerlendirme komisyonunda geçirmiş olduğunuz yargılamayı değerlendirerek bir karar verir. Genellikle kurumlar HAGB’yi güvenlik soruşturması açısından olumsuz olarak değerlendirse de bu durum hukuka aykırı olup aşağıdaki emsal kararlar okunduğunda mahkemelerin bu şekilde karar verdiği anlaşılacaktır.
Yüz Kızartıcı Suçlardan HAGB almak memuriyete engel midir?
Yukarıda açıkladığımız gibi yüz kızartıcı suçlar olarak bilinen suçlar bakımından HAGB almak memuriyete engel değildir çünkü HAGB mahkumiyet değildir. Aslında HAGB CMK m.223’te sayılmadığı için hüküm bile değildir. Bu nedenle hem HAGB nedeniyle denetimli serbestlik süreci boyunca hem de denetimli serbestlik süresi kasten suç işlenmeden geçirilip bittikten sonra HAGB memuriyete engel değildir. Kurumlar aleyhte karar verse de dosyanızın içeriğine göre bu karar idare mahkemesinde dava yoluyla çözülmektedir. Bu cevap genel nitelikle olup bazı kurumlar memuriyete alımlarla yönetmelikle HAGB’yi de memuriyete engel olarak düzenlemiştir. Buna ilişkin örnek yönetmelikler ve kurumlar yazımızın devamında yer almaktadır.
HAGB Düşme Kararı memuriyete engel mi?
CMK m.231/10 der ki: Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.
Yani denetim serbestlik süresi bittikten sonra düşme kararı verileceğinden, düşme kararı da mahkumiyet olmadığından 5 yıl sonra da kasten bir suç işlenmediği takdirde düşme kararı verilmesi memuriyete engel değildir.
KASTEN YARALAMA SUÇUNA İLİŞKİN HAGB GÜVENLİK SORUŞTURMASI EMSAL KARAR
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’nin aşağıdaki kararından da anlaşılacağı üzere kasten yaralama suçunda hükmün açıklanmasının geriye bırakılması suçu bakımından mahkeme güvenlik soruşturmasının olumsuz olması işlemini iptal etmiştir.
İZMİR BÖLGE İDARE MAHKEMESİ İZMİR.2. İDARİ DAVA DAİRESİ Esas:2018-4036 Karar:2018-3919 Karar Tarihi:12.09.2018
Dosyanın incelenmesinden; İzmir Yenifoça 7’nci Jandarma Komando Eğitim Alay Komutanlığı’nda sözleşmeli Jandarma Uzman Erbaş olarak görev yapan davacının, hakkında yapılan arşiv araştırması ve güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilerek, düzenlenen terhis belgesiyle ilişiğinin kesilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı idarece, davacı hakkında yapılan arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması kapsamında “.. İlçe Emniyet Amirliği tarafından davacı hakkında kasten yaralama suçundan işlem yapıldığı, Savur Asliye Ceza Mahkemesince 6136 s. Kanuna muhalefet suçundan ve kasten yaralama suçundan adli işlem kaydının olduğu” şeklindeki olumsuz not nedeniyle güvenlik soruşturmasının olumsuz değerlendirildiği belirtilmektedir. Bakılan uyuşmazlıkta, dosyada bulunan Savur Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararında; davacının katılmış olduğu düğünde bulunan şahıslarla tartıştığı, tartışmanın kavgaya dönüştüğü, üzerinde bulunan bıçakla S.G. adlı şahsı hayati tehlike oluşturmayacak ancak basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek şekilde kasığından yaraladığı, 6136 sayılı Yasaya muhalefetten 5 ay hapis ve 400 TL adli para cezası, yaralama suçu nedeniyle 1 yıl, 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, her iki ceza hakkında da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmektedir. Bu durumda, davacı hakkında yapılan yargılama sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması, fiilin niteliğiyle olayın meydana geliş şekli dikkate alındığında, bu hususun güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak değerlendirilmesini gerektirecek mahiyette olmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacının başvurusunun kabulüne, başvuruya konu İzmir 5. İdare Mahkemesinin kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
FETÖ HAGB memuriyete engel midir?
Fetö/Pdy silahlı terör örgütüne üye olma iddiasıyla HAGB alınması durumunda bu husus genellikle güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında kurumların değerlendirme komisyonu tarafından olumsuz olarak değerlendirilmektedir. Ancak yukarıda belirttiğimiz şekilde her ne kadar Silahlı Terör Örgütü üyeliği suçundan mahkum olmak memuriyete engel olsa da HAGB mahkumiyet hükmü olmadığı için memuriyete engel değildir. Kurumlar olumsuz karar vermiş olsa da bu kararın iptalini dava yoluyla sağlamak mümkündür. İdare mahkemeleri Fetö Güvenlik Soruşturması davalarında genellikle ceza dosyasının içeriğine ve atanılan kurumun kritik bir kurum olup olmamasına bakmaktadır.
Örneğin Fetö üyeliğinden HAGB alan, benzeri delil durumuna sahip iki kişi düşünün. Biri Milli Savunma diğeri ise Sağlık Bakanlığı’na atanacak. İkisinin de güvenlik soruşturmasının olumsuz geldiğini ve açılan davanın aynı mahkemeye düştüğünü varsayın. Tüm şartlar aynı olmasına rağmen emsal kararlar incelendiğinde bu davalardan Sağlık Bakanlığı’na karşı olan davanın kazanılması ihtimali daha yüksektir. İdare mahkemeleri atanılan kurumun özelliklerine, atanacak personelin görevine ve suçlamaların ciddiyetini birlikte değerlendirerek karar vermektedir. Aşağıdaki karardan da anlaşılacağı şekilde değerlendirme bu şekilde yapılmaktadır.
ANKARA BÖLGE İDARE MAHKEMESİ ANKARA.2. İDARİ DAVA DAİRESİ Esas:2018-1803 Karar:2019-851 Karar Tarihi:26.04.2019
“…atanılacak görevin, doğrudan ülkenin güvenliğinde, asayişin sağlanmasında önemli bir yere sahip olduğu ve davacı hakkında tespit edilen hususların niteliği ile davacının atanmak istediği Kurumun özelliği göz önünde bulundurulduğunda…”
FETÖ HAGB GÜVENLİK SORUŞTURMASI EMSAL KARAR
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi aşağıdaki esas sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçlaması bakımından etkin pişmanlıktan faydalanıp hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı alan bir kişinin güvenlik soruşturmasının olumsuz gelmesi işlemini iptal etmiştir.
İSTANBUL BÖLGE İDARE MAHKEMESİ İSTANBUL.1. İDARİ DAVA DAİRESİ Esas:2022-373 Karar:2022-1023 Karar Tarihi:30.06.2022
“Uyuşmazlıkta, güvenlik soruşturmasının olumsuz olmasına neden olan olayın davacının Sivas ilinde “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 11.02.2020 tarh ve E:2019/260, K:2020/52 Sayılı kararı ile yargılandığı ve 1 yıl 9 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, CMK ‘nun 231. maddesi gereğince “Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılmasına ve sanığa herhangi bir yükümlülük yüklenmeksizin 5 yıl denetim süresi belirlenmesine” karar verildiği, kararın 18.02.2020 tarihinde kesinleşmesi üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru kararında masumiyet karinesi ilkesi bağlamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine ilişkin değerlendirmesi şu şekildedir; “Masumiyet karinesi, kural olarak hakkında bir suç isnadı bulunan ve henüz mahkumiyet kararı verilmemiş kişileri kapsayan bir ilkedir. Suç isnadı kesin hükümle mahkumiyete dönüşen kişiler açısından ise artık hakkında suç isnadı olan kişi statüsünde olmadıkları için masumiyet karinesi iddiasının geçerli bir dayanağı kalmamaktadır. Ancak ceza davası sonucunda kendisine isnat edilen suçu işlemediğinin sabit olduğu veya suçu işlediğine kesin olarak kanaat getirilemediği ve bu nedenle sanık hakkında beraat kararı verilen durumlarda ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde kişi hakkında masumiyet karinesinin devam ettiğinin kabulü gerekir. Çünkü böyle durumlarda Anayasa’nın 38. maddesinin dördüncü ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinin (2) numaralı fıkraları anlamında kişinin suçluluğu sabit olmamıştır ve bu nedenle kişi, suçlu sayılamaz. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen durumlarda sanığın suçlu olduğu konusunda ulaşılmış bir vicdani kanaat bulunmakta ve bu kanaat kasten yeni bir suç işlenmemesi şartına bağlı olarak hüküm ifade etmemektedir. Gerçekten hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet konusunda vicdani kanaate ulaşmış mahkemenin buna ilişkin hükmü açıklamayı belirli bir süre ertelemesini, bu süre zarfında hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ve bu süre sonunda kişinin başka suç işlememesi halinde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilmesini ifade eder. Bu çerçevede ceza davası dışında fakat ceza davasına konu olan eylemler nedeniyle devam eden idari uyuşmazlıklarda, açıklanması geri bırakılan mahkumiyet kararına dayanılması masumiyet karinesi ile çelişebilir.” (AYM, M. Acerce Başvurusu, B. No: 2015/19048, K.Tarihi:24/05/2018, paragraf 34 ve 36). Bu durumda davacının yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde elde edilen bilgiler incelendiğinde, davacının hapis cezasıyla cezalandırıldığı ve hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verildiği, davacı hakkında yürütülen başka herhangi bir soruşturma ve kovuşturma bilgisinin olmadığı görülmektedir. Bu bakımdan yukarıda değinilen Anayasa Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde kişi hakkında masumiyet karinesinin devam ettiğinin kabulü gerektiğinden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerekçe gösterilerek davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle atamasının yapılmamasında hukuka uyarlık görülmemiştir. Öte yandan, dava konusu işlemin hukuka aykırılığının saptanmış olması karşısında, bu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle davalı idarece davacıya ödenmesi gerekmektedir.”
18 YAŞINDAN KÜÇÜKKEN İŞLENEN SUÇLAR BAKIMINDAN GÜVENLİK SORUŞTURMASI EMSAL KARAR
18 yaşından küçükken işlenen suçların güvenlik soruşturmasında ve arşiv araştırmasında veri olarak gönderilmemesi gerekmektedir. 18 yaşından küçüklerin işlemiş olduğu suçların güvenlik soruşturmasında veri olarak değerlendirilmesi hukuken mümkün değildir. Aşağıdaki Danıştay kararı ile bu durum karara bağlanmıştır.
T.C. Danıştay 8.DAİRE Esas:2022-7074 Karar:2023-1666 Karar Tarihi:06.04.2023
“Devletin çocukların korunması ile ilgili bahsedilen pozitif yükümlülükleri kapsamında hukukumuzda bazı kanuni düzenlemelere yer verildiği görülmektedir. Bunlardan biri de çocukların işledikleri bir suç nedeniyle kamu görevlerinden sürekli olarak yasaklanamayacaklarını öngören kanunî düzenlemedir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinde, kasten işlediği bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkum olmuş ve fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olanların sürekli bir kamu görevini üstlenmekten mahrum bırakılamayacakları ifade edilmiştir. Aynı şekilde 5352 sayılı Kanun’un 10. maddesinin 3. fıkrasında, on sekiz yaşından küçüklerle ilgili adli sicil ve arşiv kayıtlarının, ancak soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıkları, hakim veya mahkemelerce istenebileceği düzenlenmiştir. 5352 sayılı Kanun’un anılan hükmü 7315 sayılı Kanun hükümlerine göre on sekiz yaşından küçükler bakımından getirilmiş bir özel hüküm olup buna göre on sekiz yaşından küçükken işlenen suçlara ait kayıtların, idari makamlara bildirilmesi hukuken mümkün değildir.Bu açıklamalar ışığında; somut olay ele alındığında, davacının on sekiz yaşından küçükken işlediği suça ilişkin kaydın, 5352 sayılı Kanun’un 10. maddesinin 3. fıkrasında yer alan hükme aykırı şekilde idari makamlara verilmiş olduğu anlaşıldığından, anılan Kanun hükmüne aykırı şekilde elde edilen bilgi ve belgelere dayalı olarak yapılan güvenlik soruşturması üzerine tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.”
CİNSEL SALDIRI SUÇUNDAN HAGB ALMANIN MEMURİYETE ENGEL OLMADIĞINA DAİR GÜVENLİK SORUŞTURMASI EMSAL KARAR
Danıştay aşağıdaki emsal kararında aile hekimi olarak çalışan ve cinsel saldırı suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı alan tıp hekimin görevine devam etmesinde bir engel görmemiştir.
Cinsel Taciz Hagb emsal göreve iade kararı için bu yazının üzerine tıklayabilirsiniz.
T.C. Danıştay 2.DAİRE Esas:2022-4352 Karar:2023-2234 Karar Tarihi:26.04.2023
“Dava Konusu İstem : Dava; İstanbul ili, Esenler ilçesi, … Aile Sağlığı Merkezinde aile hekimi olarak görev yapan davacı tarafından, 657 sayılı Kanun’un 48. maddesi uyarınca yapılan güvenlik soruşturması sonucunun olumsuz olduğundan bahisle aile hekimliği hizmet sözleşmesinin feshine ilişkin … günlü, … sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiş olup; anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı, Danıştay İkinci Dairesinin 21/06/2022 günlü, E:2021/16235, K:2022/3794 sayılı kararı ile bozulmuştur.Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : Bozma kararına uyulmak suretiyle verilen … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu mahkeme kararının hukuka uygun bulunduğu ve başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine hükmedilmiştir.
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,”
HAGB’YE DAİR ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Anayasa Mahkemesi’nin 24.05.2018 tarihli 2015/19048 Esas sayılı M. Acener başvurusu kararında HAGB kararı verilen dosyanın idare mahkemesi tarafından 43. Ankara 12. İdare Mahkemesinin disiplin cezasının hukuka uygun bulunduğu yönündeki gerekçesini, uyuşmazlık konusu disiplin cezasına esas olan olaylara ilişkin yeni bir değerlendirme yapmadan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına dayandırdığı ve başvurucuya isnat edilen suçun mahkeme kararı ile sabit olduğunu ifade ettiği anlaşılmaktadır.
Kararda kullanılan ifade ve değerlendirmeler dikkate alındığında Mahkemenin yalnızca ceza dosyası kapsamında verilen mahkûmiyet kararını esas aldığı, ceza yargılamasında toplanan delillere ve bu deliller sonucu ulaşılan tespite bağlı olarak olayın gerçekliğine kanaat getirdiği ve sonuca ulaştığı anlaşılmaktadır. Böylece Mahkemenin ceza yargılamasından bağımsız, kendi görüşünü ortaya koyacak herhangi bir delili kararında irdelemediği; olay ve olgular hakkında yeni bir değerlendirme yapmadığı görülmektedir. Kararda, münhasıran hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına dayanılmasının masumiyet karinesini ihlal edici mahiyette olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak kararda yapılan değerlendirme ve kullanılan ifadelerin masumiyet karinesini ihlal ettiği sonucuna ulaşılmıştır.
HIRSIZLIK HAGB EMSAL GÖREVE İADE KARARIMIZ
Hırsızlık Hagb emsal göreve iade kararımız için bu yazının üzerine tıklayarak karara ulaşabilirsiniz.
CİNSEL TACİZ HAGB EMSAL GÖREVE İADE KARARIMIZ
UYUŞTURUCU KULLANMA BULUNDURMA KAMU DAVASININ AÇILMASININ ERTELENMESİ EMSAL GÖREVE İADE KARARIMIZ
FETÖ/PDY BERAAT EMSAL GÖREVE İADE KARARIMIZ
KİŞİ GÜVENLİK BELGESİ VERİLMEMESİ EMSAL GÖREVE İADE KARARIMIZ
ŞANTAJ VE TEHDİT SUÇU HAGB GÜVENLİK SORUŞTURMASI EMSAL GÖREVE İADE KARARIMIZ
HAGB’NİN MEMURİYETE ENGEL OLDUĞU DURUMLAR VE İSTİSNALAR
HAGB’nin memuriyete engel olmadığı cevabı genel bir cevaptır. Bazı mesleklere kabulde özel kanunla şartlar düzenlenmiş ve açık olarak HAGB de alınsa bazı suçların özel kanunla ya da yönetmelikle şartları belirlenen mesleğe kabul de engel olduğu düzenlenmiştir. Polis Meslek Yüksekokulları Giriş Yönetmeliği’nin “Adaylarda aranılacak nitelikler” başlıklı 8. maddesinde;
Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; üst sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezası öngörülen kasten işlenmiş suçlar ile 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48/A-5 maddesinde sayılan suçlardan dolayı,
1-) Affa uğramış veya yasaklanmış haklar geri verilmiş olsa dahi mahkûmiyeti bulunmamak.
2-) Hükmün açıklamasının geri bırakılmasına karar verilmemiş olmak. Şartı özel düzenlemeyle getirilmiştir. Ayrıca 5188 sayılı Özel Güvenlik Kanunu madde 10/d de buna örnek olarak verilebilir.
Şunu da unutmamak gerekir ki HAGB özel bir sicilde tutulur, adli sicil ve arşiv kaydında gözükmez ama arşiv araştırmasında çıkar, değerlendirme komisyonu değerlendirir.
Ancak tüm açıklamalarımıza ek olarak şunu da belirtmemizde fayda var ki kurumlar genellikle HAGB’yi hukuka aykırı olarak memuriyete engel olarak değerlendirmektedir. Bazı vatandaşlar da bunun haklı bir uygulama olduğunu düşünerek dava dahi açmayı düşünmemektedir. Böyle bir durumda idari dava açarak ve kanuni gerekçeleri sunarak idari işlemin iptalini sağlamak sanıldığı kadar zor değildir.



Yorumlar (228)
2024 yılı KPSS sınavına girmek istiyorum bilgisayar mühedisiyim kendi alanımda yada eğer olursa farklı bir düz memurluğa atanmak istiyorum.
Fakat eylül 2022 de hakaratten dolayı HAGB idari para cezası(direk para cezası) aldım bu durumda mülakat yada sonrasında arşiv soruşturması veya güvenlik soruşturmasında benim için bir sorun teşkil eder mi? Gerekli soruşturmalar mülakat yada merkezi atamadan sonra mı yapılır?
Bir de sadece bir gün tek başıma günlük kiralık bir apart da kalmıştım sizce bu sıkıntı olur mu?
Kurumlar başvuru alırken ‘Adayın arşiv kaydının bulunmaması’ gibi bir şart koyabilir mi?
Eğer koysa bile biz bu kuruma başvuru yaparsak vede atanırsak bu şarta bağlı olarak memurluk hakkını iptal etse bile karşı dava açabilir miyiz?
Eğer yukarıda belirttiğim durumlardan dolayı hak kaybına uğrarsam haklarımı geri alma ihtimalim dava yoluyla nedir? Bu sorular çalışma isteğimi çok fazla etkiliyor cevap verirseniz beni çok mutlu edersiniz. Dediğim gibi eğer olumsuz bir durumla karşılaşırsam mutlaka size başvurucam.
Cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim?
Ben öğretmenlik alanından atandım fakat soruşturmam hagbeden olumsuz geldi. İftiraya uğratıldım (hırsızlık) hagbem 2024 aralıkta bitiyor hocam.
Yürütme durdurma aldım sonra MEB itiraz etti . Daha sonra esas beni haklı buldu tüm haklarımı iade etti.
İki ay sonra istnaf olumsuz geldi. 657 kanun maddesini gerekçe göstermiş . Yargı yolu kapalıdır demiş .
Bu durumda temyize itiraz dilekçesi versem bir dönüş alır mıyım .
Anayasa mahkemesi hak ihlali verir mi . ?
Anayasa kaç yıl sürer hocam.
Sizi rahatsız ediyorum kusuruma bakmayın . 2018 den beri emek verdim . Atandım ama karşıma hagbe çıktı.
Ne yapsam bilemiyorum . Çok etkilisiniz anladım kadarıyla . Teşekkür ederim Avukat bey .
Sizi rahatsız ediyorum kusuruma bakmayın . 2018 den beri emek verdim . Atandım ama karşıma hagbe çıktı.
Ne yapsam bilemiyorum. 3-4 yıl sürer diyen de var anayasanın . Çok etkilisiniz anladım kadarıyla . Teşekkür ederim Avukat bey .
Deprem zamanı yapmış olduğum bir sosyal medya paylaşımından dolayı TCK 216/1 Halkı kin ve nefrete tahrikten yargılanıyorum. Mahkeme 23 Mayıs 2024 tarihine mütalaa için ertelendi ve hagb çıkma olasılığı yüksek gibi duruyor. Bu suçtan alabilme ihtimalim olduğu hagb kararı ileride bana bir sıkıntı yaratır mı memuriyetime engel teşkil eder mi ? Bu suç katalog suçlar arasında yer alır mı şimdiden teşekkür ediyorum 🙏
Maalesef çoğu kurum TCK m.216/1’den hagb almayı memuriyete engel olarak değerlendiriyor. Tek çözüm makalemde belirttiğim gibi emsal kararlar sunup idari dava açmak. Dava yoluyla dönebilirsiniz.
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz
önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
gerekir. Hakim memur olup olmamanıza bakmaz, bu şartları sağlayıp sağlamadığınıza bakar. Sağlıyorsanız HAGB verir.
Ben Maddi ve Manevi haklara tecavüzden 10 bin lira Adli Para cezası aldım . Hakim bu Adli Para Cezasını HAGB’ye çevirdi.
Hapis Cezası almadım.
Şimdi ben Memuriyeti kazandım . Sizce Güvenlik soruşturmam olumsuz mu olur? Güvenlik soruşturmam olumsuz olursa açacağım dava ne kadar sürer?
Efendim ben 15 yaşında iken mahkeme tarafından 5 yıl hagb aldım. Şu anda süresi bitti.
Sebebi de polis üzerimde muşta yakalamıştı, o da arkadaşımındı. Zaten arkadaşımda polise benim dedi. Şimdi jandarma uzman çavuşluk için sadece güvenlik soruşturmam kaldı. Sizce elerler mi? Şimdiden çok teşekkür ediyorum.
Belediye ye bağlı şirketinde sözleşmeli mühendis olarak göreve baslayacagim
Giriş islemimim güvenlik soruşturmasını beklediğini söylediler sizce olumsuz sonuç gelirmi
2014 yılında icra müdürü iken hakkımda açılan zimmet davasından dolayı ihraç edildim. Ceza mahkemesi 9 yıl ceza verdi.İstinaf mahkemesi cezayı bozdu suç vasfı güveni kötüye kullanmaya döndü 6 yıl ceza aldım. Tekrar istinaf bozdu. Bu sefer ceza mahkemesi görevi kötüye kullanmadan 1 yıl 3 ay cezayı hagb ye çevirdi. Tekrar istinafa başvuracağım. Bu durumda görevi kötüye kullanmadan hagb almam memuriyete engel mi idare mahkemesinde dosyam bekliyor. Ceza davasından dolayı bekletici mesele saydı.
2yıl 1 ay ceza aldım, “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek ve yaymak” tan. Yatar hesabında kafam karıştı, 2 yıl olsa belki gir çık olabilir diye düşündüm internette baktım 4ay 21gün diyor hangisine güvenmeliyim Kasım 2020 bir suçtan?. Şuan kamudayım, işten kendim çıkacağım. Tekrar memuriyete başvurabilmem için kaç yıl gerekir kaydın silinmesi için?
Msü sınavı için çalışıyorum hagb sürem bitti mülakatlara başvurduğumda güvenlik soruşturmasında bir sıkıntı olurmu
Hukuken hakkınızda herhangi bir hüküm açıklanmadığı için bir hukukçu olarak masum olduğunuz düşüncesindeyim. HAGB verilmesi bir kişinin suçlu olduğu anlamına gelmez o nedenle hukuki olarak sonuna kadar elinizden ne geliyorsa yapın.
Şantajdan 1 yıl ceza alıp mahkemenin bir daha suç islemeyecegine kanaat getirdiği için 10 aya düşüp hagb çevrildi. Jandarma uzman erbaş alımına başvuru yaptım. Güvenlik soruşturmasında sorun çıkar mı olumsuz gibi. Esenlikler dilerim kolay gelsinm.
Yargılandığınız suç, 657 s. kanun m.48’deki ya da uzman erbaş yönetmeliğindeki hagb alınsa dahi uzman erbaş olmaya engel katalog suçlardan değil.
Ama atanacağınız kurumun 7315 s. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kanunu kapsamında takdir hakkı var. Bu tarz suçlarda Jandarma genellikle takdir hakkını ret yönünde kullanıyor.
Kaymakamlık mülakatında karşıma çıktı komisyonda. Anladığım EGM de ki suçu görebiliyolar ama dosyaya ulaşmıyolar. Bende durumu anlatıp iki tarafı ayırırken yanlış anlaşılma oldu diye, neyse.
Bu sene Ek kadar alıp düşürdüm.
Adalet bak. Adli sicil müdürlüğünden. Sildirdim ve şu anda hiçbir arşiv kaydım görünmüyor.( Daha önce den böyle bir dosya görülüyordu)
Sonra KİHİB dairesinden silinmesi için dilekçe ile başvurdum. Gelen yazıda hakkınızda hiçbir kayıt bulunamamıştır diye yazı geldi.
Şimdi hem İdari hakimlik
Hemde kaymakamlık sınavina hazirlanıyorum. Sizce Bir daha karşıma çıkar mı, tekrar komisyonda olduğu gibi. Yoksa kayatlar silindiği için hiçbir türlü ulaşamazlar mi:?
Adli istatistik kurumunu da aradığımda hiçbir türlü arşiv kaydınız yok dedi.
Mit üzerinden mi degerlendirme yapacaklar:?
fetö den hagb aldım.2025 de doluyor. işe iade davası danıştaydan red edildi. AYM ye bireysel başvuru yapmak istediğimizde avukat maliyeti çok fazla oluyor. Bu tarz karlar için AYM nin emsal kararı var mıdır bildiğiniz.
olumlu olacağını düşünmediğim için başvurmak istemiyorum. düşünceniz ne olur
teşekkürler
Her dosyanın kendi dinamikleri vardır. Fetö hagb aldığınız dosyada hagb aldığınıza göre etkin pişmanlıktan faydalanmışsınız, faydalanmadıysanız bile mahkeme sizi faydalandırmış. İddialar nelerdi ona göre emsal karar koymak lazım. Ayrıca AYM bireysel başvurusunda idari yargılama sürecindeki tüm dilekçelerin okunup hak ihlallerinin tespit edilip, dosyanıza göre başvuru yapmak lazım. Maddi durumunuzu bilmiyorum, Allah yardımcınız olsun ama muhakkak şartları zorlayıp bir avukatla çalışın. AYM özellikle son dönemde HAGB alanların masumiyet karinesinin devam ettiğine dolayısıyla güvenlik soruşturmasında davalı idarelerin idari kararlarında kullandıkları itham edici savunmaların hagb alan kişilerin lekelenmeme hakkını ihlal ettiğine yönelik istikrarlı kararlar vermektedir.
2021 yılında olan bir olay sonucu bu sene hakkımda dolandırıcılıktan hagb verildi. Ama ne ondan öncesi ne de ondan sonrasında herhangi bir vukuatım yok. Yaşım 23 uzman erbaşlığa başvurdum, durumum ne olur personel olabilir miyim?
Diş hekimi olarak dusta arşiv araştırmasına tabi tutulacağım. 17 yaşımda suça sürüklenen çocuk olarak tck 247/1 den işlediğim suçlardan ötürü 2018 yılında ve 2022 yılında ayrı davalardan 3er yıl hagb aldım. Bu durum atamama engel olur mu, şehir bazlı komisyonlar farkediyor mu, mesela Adanalı olarak Adana-Mersin e mi atama istemeliyim. Cevap verirseniz çok sevinirim
Bu ismi geçen bakanlıklarla ilgili güvenlik soruşturmasında sorun yaşar mıyım? Red yer miyim? Teşekkür eder saygılarımı sunarım.
Parada sahtecilik suçundan 1 yıl 8 ay ceza aldim ve bunuda hagb çevrildi.5 sene denetimli serbestlik verildi, 5 yıl geçti dava düştü memur olma şansım varmi acaba?
2026 senesi için kpss sınavına gireceğim. Atanabileceğin bakanlıklar sırasıyla; Sağlık bk
Aile ve sosyal politikalar bk ve Adalet bk.
Bu durumdan dolayı RET alır mıyım?
Teşekkürler
Saygılar
Konu benim için önemli şimdiden teşekkür ederim iyi y
Eşimin örgüt propagandası (edebiyat ve sinema yazılarının yayınlandığı dijital mecra sebebiyle) isnadıyla yargılandığı davadan HAGB kararı çıktı. Yakın zamanda bir kamu üniversitesinde Dr. Öğr. Üyesi ünvanıyla kadroya başvuracağım. Acaba eşim hakkındaki bu karar, güvenlik soruşturmamı ve atamamı olumsuz etkiler mi?
Şimdiden teşekkür eder, iyi çalışmalar dilerim.
İyi çalışmalar dilerim.
2014te uyuşturucudan HAGB aldım, belediyede memur olmak istiyorum, önüme engel olabilir mi bu durum?
Ayrıca bütün girdileriyle sildiremiyormuyum artık o yakalanışım ve davayla ilgili bilgileri?
Tekrar teşekkürler, saygılar
Sorum şu: Bu durum öğretmen ataması sırasında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında ilgili birimler tarafından görülebilir mi? Kanunda sadece ilgili hakim ve savcıların bu bilgilere erişebileceği yazıyor. Bu konuda net bilgi rica ediyorum. Bir sıkıntı yaratır mı
Teşekkürler.
18 yaşından küçükken hırsızlık suçundan yargılandım ve hakkımda hagb kararı verildi. Bu olaydan sonra hiçbir suça karışmadım ve olayın üzerinden 17 yıl geçti. Bir kurumu kazandım atama başvuru formunda adli sicil beyan kısmını nasıl doldurmam gerekiyor?
Yorum Yaz