Memurun Görev Yerinin Sürekli Değiştirilmesi (Görevlendirme) İptal Kararı

Makale İçeriği
Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan devlet memurlarının görev yerlerinin değiştirilmesi veya başka bir hizmet binasına görevlendirilmeleri, idare hukuku alanında en çok karşılaşılan uyuşmazlıklardan biridir. İdarelerin, personeli üzerinde "görev yeri değişikliği" veya "geçici görevlendirme" adı altında tesis ettiği işlemler, kimi zaman kamu yararı amacından saparak personeli cezalandırma veya bir mobbing aracına dönüşebilmektedir.
Memurların naklen atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu, ancak sözü edilen takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği hususu yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiştir.
Diğer yandan, kamu görevlileri hakkında herhangi bir disiplinsizliğin tespiti durumunda 657 sayılı Kanunda belirtilen usullere riayet edilerek yapılacak disiplin soruşturması sonucunda disiplin cezası verilebileceği gibi, idari bir tedbir olarak görev yeri değişikliği yoluna da gidilebilir. Bunun yanında şartları oluşmuşsa her iki işlem birlikte de tesis edilebilir. Ancak naklen atama işleminin maksadı, hizmetin gereklerini dikkate alarak, kamu yararını sağlamak olup memura isnat edilen disiplinsizlik hallerine ilişkin olarak atama işleminin doğrudan cezalandırma amacıyla kullanılan bir araç haline getirilmemesi gerekmektedir.
Memurun Görev Yerinin Sürekli Değiştirilmesi Emsal Karar
Emsal davamızda, davalı idare tarafından, davacının görev yaptığı birimlerde vazifesini verimli bir şekilde yürütmediği, bu hususta amirleri tarafından sözlü ve yazılı olarak uyarıldığı, uyum sağlayamaması ve verimli olmaması nedeniyle görevli olduğu 8 yıl içerisinde 7 kez birim değişikliği yapıldığı, idarece iyi niyet gösterilerek kendisine herhangi bir disiplin cezası verilmediği belirtilmiştir.


Görev Yeri Değişikliği Bir "Disiplin Cezası" Olarak Kullanılabilir mi?
Uygulamada sıkça rastlanan temel hata, personelin disiplinsiz davranışları veya verimsizliğinin öne sürülerek, cezalandırma kastıyla görev yerinin değiştirilmesidir.
Kamu görevlileri hakkında herhangi bir disiplinsizlik tespit edildiğinde, 657 sayılı Kanunda belirtilen usullere uyularak disiplin soruşturması yapılması esastır. Soruşturma sonucunda disiplin cezası verilebileceği gibi, idari bir tedbir olarak görev yeri değişikliği yoluna da gidilebilir. Hatta şartları oluşmuşsa her iki işlem birlikte de tesis edilebilir.
Ancak yargının burada çizdiği çok net bir çizgi vardır:
-
Naklen atama veya görevlendirme işleminin maksadı her zaman hizmetin gereklerini dikkate alarak kamu yararını sağlamak olmalıdır.
-
Atama işlemi, memura isnat edilen disiplinsizlik halleri için doğrudan cezalandırma amacıyla kullanılan bir araç haline getirilmemelidir.
-
Disiplin hukuku işletilmeden, görevlendirme işlemi disiplin cezasına alternatif bir yöntem olarak uygulanamaz.
Sendika Yöneticilerinin Görev Yeri Değişikliği Bakımından Özel Güvenceleri Bulunmaktadır
Sendikal faaliyet yürüten kamu görevlilerinin idarenin keyfi tasarruflarına karşı korunması, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu ile güvence altına alınmıştır.
Kanunun 18. maddesinin 2. fıkrasına göre; kamu işvereni, sendika yönetim kurulu üyelerinin, şube yöneticilerinin veya işyeri temsilcilerinin işyerini "sebebini açık ve kesin şekilde belirtmedikçe" değiştiremez. İdare, sendika yöneticisi olan bir memurun yerini değiştirirken hukuken geçerli, somut, açık ve kesin bir neden ortaya koymakla yükümlüdür.
Hukuka Aykırı Görevlendirme Yaşayan Memurlar Ne Yapmalı?
Eğer idare tarafından görev yeriniz rızanız dışında, disiplin süreçleri işletilmeden "verimsizlik" ya da "gereklilik" gibi soyut iddialarla veya mobbing kastıyla değiştirildiyse şu adımları izlemelisiniz:
-
Görevlendirme/atama işleminin size yazılı olarak tebliğ edildiği tarihi izleyen günden itibaren 60 gün içinde yetkili İdare Mahkemesinde iptal davası açmalısınız. 60 günlük süreyi kaçırdıysanız görevlendirme devam ettiği müddet boyunca idareye görevlendirme işleminin sonlandırılması talepli İYUK m.10 uyarınca yazılı müracaatta bulunarak bu talebin yazılı ve zımnen reddi üzerine 60 günlük süre içerisinde dava açabilirsiniz.
-
Yeni görev yerinin çalışma şartlarınızı ağırlaştırması (örneğin ana binadan 15 km uzaktaki ek hizmet binasına gönderilme, eve çok uzak bir yerde görevlendirme gibi durumlar) halinde, telafisi güç zararlar doğacağı gerekçesiyle Yürütmenin Durdurulması (YD) talep etmelisiniz.
-
Sendikal Görevinizi Vurgulayın: Eğer işyeri sendika temsilcisi veya yöneticisi iseniz, 4688 sayılı Kanun'un 18. maddesini dava dilekçenizde mutlaka ön plana çıkarmalısınız.
-
Delilleri Sunun: Hakkınızda açılmış bir disiplin soruşturması olmadığını, görevlendirmenin keyfi veya cezalandırma amaçlı yapıldığını (örneğin önceki sık yer değişikliklerini) mahkemenin dikkatine sunmalısınız.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Memurların Kurumlarınca Görevlerinin ve Yerlerinin Değiştirilmesi" başlıklı 76. maddesi, kurumlara memurların yerlerini değiştirme ve naklen atama yapma konusunda takdir yetkisi tanımaktadır. Kurumlar, memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya daha üst kadrolara kurum içinde aynı veya başka yerlerde naklen atayabilirler.
Ancak idare hukukunun evrensel ilkeleri ve yerleşik Danıştay içtihatları gereğince:
-
İdareye tanınan bu yetki mutlak ve sınırsız bir yetki olmayıp, yargı denetimine tabidir.
-
Görev yeri değişikliği işlemlerinin yegane amacı "kamu yararı" ve "hizmet gerekleri" olmalıdır.
-
Takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek keyfi kullanıldığı yargı merciince saptanırsa, bu durum idari işlemin sebep ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektirir. Görevlendirmenin iptali için açılacak davalarda mahkeme davalı idareye görevlendirmenin gerekçesini sorar. Davalı idare görevlendirmenin kamu yararı gerekçesiyle yapıldığını somut bir şekilde ortaya koymalıdır.
Özetle; devlet memurlarının görev yerleri, amirlerin keyfi kararlarıyla bir cezalandırma veya mobbing aracı olarak değiştirilemez. Hukuka ve mevzuata uygun olmayan tüm işlemlerin, idari yargı denetimi sonucunda iptal edilmesi kuvvetle muhtemeldir.



Yorumlar
Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Yorum Yaz