Gemi Kira Sözleşmesi

Gemi kira sözleşmesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1119 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.

6102 sayılı TTK madde 1119

MADDE 1119-(1) Gemi kira sözleşmesi, kiraya verenin belirli bir süre için geminin kullanılmasını, kira bedeli karşılığında, kiracıya bırakmayı üstlendiği bir sözleşmedir.

(2)Kiraya verenin, gemi ile birlikte gemi adamlarını da kiracının emrine vermeyi üstlenmesi, sözleşmenin niteliğini değiştirmez.

GEMİ KİRA SÖZLEŞMESİ

Gemi Kira Sözleşmelerinden Kaynaklanan Emsal Kararlar

Gemi kira sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda öncelikle sözleşme hükümleri uygulanır. Dolayısıyla gemi kira sözleşmesini detaylı ve her türlü ihtimale karşı hazırlamakta fayda bulunmaktadır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 18.04.1989 T. 1988/5753 E. 1989/2361 K.
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul Asliye 2. Ticaret Mahmekemesince verilen (…) hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla (…) işin gereği konuşulup düşünüldü:

Karar: Davacı vekili; taraflar arasındaki gemi kiralama sözleşmesi uyarınca müvekkiline ait gemi ile sözleşme konusu yükün taşındığını, ancak davalının navlun bedelinin 1.364.450 TL.’lık kısmını ve tahliyede oluşan 3.225.146 TL’lık demoraj tazminatını ödemediğini ileri sürerek toplam 4.589.706 TL’nın 17.1.1986 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevabında, davacının sözleşmede belirtilen belgeleri ibraz edemediği için bakiye navlun ve demoraja hak kazanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak mal alıcısına sağlam olarak teslim edildiğinden davacının navlunun tamamını ve varsa demoraj bedelini istemeye hakkı olduğu gerekçesiyle 4.065.947 TL’nın 17.1.1986 tarihinden itibaren % 30 faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Davalı, yanlar arasındaki sözleşme uyarınca verilmesi gerekli olan evraklar eksiksiz olarak verilmediğinden bahisle istenen meblağın ödenmediğini savunmaktadır. Nitekim davacı da, (Declaration) belgesini malın gönderildiği Cezayir’deki yetkililerden alamadıklarını kabul etmektedir. Mahkeme, malın teslim edilmiş olmasına göre bu belgenin bulunmamasının neticeye etken olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak davalı, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporuna itirazında, söz konusu belgenin alıcıya onaylattırılıp müvekkiline ibraz edilmediğinden malın noksan taşınmış olduğu sonucuna varılacağını belirtmiştir.

Sözleşme ilişkisinde, taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklarda öncelikle sözleşme hükümleri uygulanır. Buna göre, kendisine sözleşmede belirtilen belgelerin tamamı ibraz edilmeyen davalı ödemeye yapmamakta haklıdır. Ancak davacının iddiası doğrultusunda ihtilaf konusu belgenin Cezayir’deki yetkililer tarafından haksız ve yersiz olarak verilmemiş olup olmadığı, taşıma sonucunda malın noksan veya ayıplı halde teslim edilip edilmediği araştırılmalı, belgenin ne sebeple verilmediği gerektiğinde Cezayir’deki yetkililerden bilgi istenilmek suretiyle belirlenmelidir. Yine İhracatçı olduğu belirtilen dava dışı M. A.Ş.nden de, davacıya ait gemi ile taşınan maldan dolayı Cezayir’deki alıcı ile aralarında bir uyuşmazlık çıkıp çıkmadığı, malın bedelini alıp almadığı sorulmalıdır.

Bu şekilde yapılacak araştırmadan sonra malın ayıpsız ve eksiksiz teslim edildiğinin tespiti halinde sadece sözleşmedeki şekil şartına dayanmak iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacağından mahkemece şimdiki gibi karar verilmeli, aksine bir durumun mevcudiyeti halinde ise, davanın reddine karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün, temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, (…) 18.4.1989 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

GEMİ KİRA SÖZLEŞMELERİNDE GEMİ BORÇLARINDAN DONATAN SORUMLUDUR.

Finansal kiralama (leasing) ya da gemi kira sözleşmelerinde geminin boğazlardan geçişinde tahakkuk ettirilen ödemelerden gemiyi kiralayan aslen sorumludur. Gemi malikine bu borçlardan dolayı icra takibi yapılamaz.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 26.11.2001 T. 2001/6486 E. 2001/9250 K.
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3. Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.11.2000 tarih ve 1999/1137-2000/1017 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Karar: Davacı vekili, adlı geminin boğazlardan transit geçişleri nedeniyle tahakkuk ettirilen fener ve tahlisiye ücretinin ödenmesi amacıyla davalılar hakkında girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Davalı Rize Denizcilik A.Ş. vekili, müvekkilin gemiyi Leasing yoluyla sattığını, takip konusu alacaktan gemiyi satın alanın sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.

Davalı TEB. Finansal Kiralama A.Ş. vekili, geminin finansal kiralama sözleşmesi ile davalı Selin Denizcilik A.Ş.ne kiralandığını, geminin kullanımı arasında oluşan borçlardan müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı Selin Denizcilik A.Ş. vekili, borçtan gemi maliki Rize Denizcilik A.Ş.nin sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, boğazlardan geçiş yapan Rize K gemisinin Ağustos 1997 tarihinde Rize Denizcilik A.Ş. tarafından TEB. Finansal Kiralama A.Ş.ne satıldığı, halen gemi sicilinde malik olarak TEB. Finansal Kiralama A.Ş. olarak görüldüğü, bu davalının da 27.8.1997 tarihinde finansal kiralama sözleşmesi ile Selin Denizcilik Ltd. Şti.ne kiraladığı, geçiş sırasındaki donatanının Selin Denizcilik Ltd. Şti. olduğu gerekçesiyle, davalılar Rize Denizcilik A.Ş. ve TEB. Finansal Kiralama A.Ş. hakkındaki davanın reddine, Selin Denizcilik Ltd. Şti. hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı fazla alınan 75.760.000 lira harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

YÜKE ELVERİŞLİ OLMAYAN GEMİ İÇİN YAPILAN KİRA SÖZLEŞMESİ FESHEDİLEBİLİR.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 26.03.2004 T. 2000/8383 E. 2004/3119 K.
Davacı vekili, taraflar arasında 14.6.1996 tarihinde imzalanan sözleşme ile müvekkili donatana ait gemi ile 1100 m/t blok granik yükünün Setubak limanından Gemlik limanına taşınması için anlaşıldığını, hazırlık mektubunun 26.6.1996 tarihinde verildiğini, ancak, davalının geminin ahşap zeminli olduğunu bahane ederek, yükü yüklemekten vazgeçtiğini, bunun üzerine geminin 9.7.1996 tarihinde limandan ayrıldığını, sözleşme gereğince 25.000 USD pişmanlık navlunu, 6000 USD demuraj alacağı için davalı aleyhine girişilen icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, sözleşmedeki tahkim şartı uyarınca hakem heyetinden itirazın iptali ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, asıl davanın reddi ile karşılık dava olarak kira sözleşmesinin feshinden doğan zararlarının tespiti ve tahsilini istemiştir.

Hakem heyetince, toplanan kanıtlara göre, geminin yüke elverişli olmadığı, kiracı davalının yüke elverişli olamayan gemiye yükleme yapmak zorunluluğu bulunmadığı ve bu nedenle sözleşmeyi feshetme hakkı bulunduğundan, davacının pişmanlık navlunu isteminin yerinde olmadığı, sözleşmenin feshinin gecikmeli yapılmış olması nedeniyle 6 günlük 6000 USD süreyterya alacağı isteyebileceği, hakem mahkemesinin inkar tazminatına hükmetme yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın müddeabihi belirtilmeksizin açıldığından inceleme olanağı bulunmaması nedeniyle reddine dair verilen kararın, taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 1.4.1002 tarih ve 2001/10258 Esas, 2002/3443 Karar sayılı ilamıyla özetle davacı donatanın yüke elverişli olmayan gemi bulundurması nedeniyle navlun sözleşmesinin davalı taşıtan tarafından haklı nedenle feshedildiğini kabul edilmiş olmasına göre, davacı tarafın süresterya ücretine hakkaniyet gereği hak kazandığının kabulünün mümkün bulunmadığı gerekçesiyle hükmün davalı k.davacı yararına bozulmasına karar verilmiş, mahkemece, HUMK. nun 533/son maddesi uyarınca taraflardan gerektiğinde yeniden hakemlerini seçmekte serbest olmak üzere bu aşama bir işlem yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

Karar, davalı (k.davacı) vekilince temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davalı k.davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı k.davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA

Diğer hukuki makalelerimizi okumak için bu yazının üzerine tıklayabilirsiniz.

Yorum yapın