FETÖ HAGB EMSAL GÖREVE İADE KARARI
Kamu görevine ilk defa atanacaklar veya görevine iade edilmeyi bekleyenler bakımından 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu uyarınca yapılan değerlendirmeler hayati önem taşımaktadır. Uygulamada idareler, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü kapsamında yargılanıp hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 231. maddesi uyarınca Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilen kişilerin güvenlik soruşturmalarını genellikle olumsuz sonuçlandırmakta ve atamalarını gerçekleştirmemektedir.
Ancak idari yargı içtihatları ve özellikle Danıştay 12. Dairesi’nin en güncel emsal kararları, HAGB kararlarının mahkûmiyet hükmü taşımadığı ve tek başına kamu görevine engel oluşturamayacağı yönündeki yaklaşımını netleştirmiştir. Bu yazımızda, Danıştay 12. Dairesi’nin 2025/5960 Esas ve 2026/40 Karar sayılı emsal kararını detaylıca inceleyerek HAGB alan kamu personeli ve memur adaylarının hukuki durumunu ele alacağız.
HAGB memuriyete engel midir?
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının memuriyete engel olup olmadığını ilgili makalemizde emsallerle detaylı açıklamıştık. İlgili yazıyı bu yazının üzerine tıklayarak okuyabilirsiniz. Hagb Memuriyete Engel Mi?
CMK m. 231/5 uyarınca verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararı, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmaması anlamına gelir. HAGB durumunda:
- Kişi hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmamaktadır.
- HAGB kararı adli sicil kaydında (sabıka kaydında) görünmez, kendine özgü ayrı bir sisteme kaydolur.
- Denetim süresi yükümlülüklere uygun olarak geçirildiğinde kamu davası düşer ve ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48/A-5 maddesinde belirtilen memuriyete engel mahkûmiyet şartı, ‘kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmünün’ varlığını gerektirir. HAGB kararı hukuki anlamda bir mahkûmiyet sayılmadığından, kural olarak memuriyete engel oluşturmaz. Ancak 7315 sayılı kanun kapsamında ilk defa veya yeniden memuriyete girecek kişilere yapılan arşiv araştırmasında geçirmiş olduğunuz yargulamalara ilişkin atamanın reddedilmesi konusunda kurumların takdir hakkı bulunmaktadır. Bu takdir hakkı dava edilebilir.
Danıştay 12. Dairesi’nin Emsal Kararı Analizi (E: 2025/5960, K: 2026/40)
Danıştay 12. Dairesi, idare mahkemelerinin ve bölge idare mahkemelerinin HAGB gerekçesiyle atama reddi kararlarına karşı tarihi bir karara imza atmıştır.
Olayın Özeti
Davacının, Devlet Hizmet Yükümlüsü olarak Devlet Hastanesine tabip olarak ataması planlanmıştır. Hakkında yürütülen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında; FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçlamasıyla yargılandığı, yargılama sürecinde etkin pişmanlıktan yararlandığı ve neticesinde hakkında HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) kararı verildiği tespit edilmiştir. İdare, ceza yargılamasındaki tespitleri ve etkin pişmanlığı gerekçe göstererek davacının güvenlik soruşturmasını olumsuz değerlendirmiş ve atamasını yapmamıştır.
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesi (İstinaf), idarenin bu işlemini hukuka uygun bularak davanın kesin olarak reddine karar vermiştir.
Danıştay’ın İptal ve Bozma Gerekçesi
Kararı temyizen inceleyen Danıştay 12. Dairesi, yerel mahkemelerin kararını bozarak şu emsal gerekçeye yer vermiştir:
“Davacı hakkındaki ceza mahkemesi kararı nedeniyle dava konusu işlem tesis edilmişse de, Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmede, davacının durumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi kapsamında bulunduğu ve bu maddede aranılan koşulların gerçekleşmiş olduğu sonucuna ulaşılarak davacı hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi ve söz konusu kararın hukuki sonuç doğurmayacağının da anılan maddede açıkça belirtilmiş olması karşısında, davacının kamu görevine engel bir mahkûmiyet hükmünün bulunmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleştiği dikkate alındığında, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahisle, davacının atamasının yapılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.”
FETÖ Davalarında Etkin Pişmanlık ve HAGB Kararlarının İdari Dava Süreçlerine Etkisi
Kamu idareleri genelde ‘etkin pişmanlıktan faydalanmanın suçu kabul anlamına geldiğini ileri sürerek atama veya göreve iade taleplerini reddetmektedir. Oysa Danıştay 12. Dairesi’nin bu emsal kararı açıkça göstermektedir ki: Ceza yargılamasında verilen HAGB kararı hukuki sonuç doğurmaz. İdare, ceza mahkemesinin HAGB ile ertelediği ve hukuki sonuç doğurmayacağını belirttiği bir kararı, kesinleşmiş bir suçluluk gibi değerlendiremez. HAGB kararları kesin mahkûmiyet olmadığı için kişilerin anayasal masumiyet karinesi devam eder.7315 sayılı Kanun uyarınca arşiv araştırmasında HAGB kayıtlarına ulaşılabilecek olsa da, bu durum idareye keyfi ret yetkisi vermez.
Güvenlik Soruşturması Olumsuz Çıkanların İzlemesi Gereken Hukuki Yollar
Hakkında HAGB kararı bulunması gerekçesiyle ataması yapılmayan, memuriyete alınmayan veya görevine son verilen kişilerin izlemesi gereken hukuki adımlar şunlardır:
- Atamama veya güvenlik soruşturması olumsuz kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde İdare Mahkemesinde dava açılmalıdır.
- İşlemin açıkça hukuka aykırı olması ve telafisi güç zararlar doğurması nedeniyle Yürütmenin Durdurulması istenmelidir.
- Dava dilekçesinde Danıştay 12. Dairesi’nin 2025/5960 E., 2026/40 K. sayılı güncel kararı emsal gösterilmelidir.
- Hukuka aykırı işlem sebebiyle yoksun kalınan tüm parasal ve özlük hakların yasal faiziyle ödenmesi talep edilmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
FETÖ davasında Etkin Pişmanlık (HAGB) aldım, memur olabilir miyim?
Evet. Danıştay 12. Dairesi’nin son kararına göre HAGB kararı hukuki sonuç doğurmadığından, memuriyete engel kesinleşmiş bir mahkûmiyet sayılmaz. İdarenin sırf HAGB sebebiyle atamayı reddetmesi durumunda açılacak iptal davası ile göreve başlama imkanı vardır.
Güvenlik soruşturmasında HAGB kararı karşıma çıkar mı?
7315 sayılı Kanun uyarınca HAGB kararları arşiv araştırmasında görülebilir. Ancak bu kaydın varlığı idareye atamayı doğrudan reddetme yetkisi vermez.
Göreve iade davalarında emsal karar tek başına yeterli midir?
Emsal kararlar mahkemeler için güçlü bir içtihat dayanağı oluşturur. Ancak her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, dava dilekçesinin uzman bir idare hukuku avukatı tarafından titizlikle hazırlanması önerilir.
Danıştay 12. Dairesi’nin 2025/5960 E., 2026/40 K. sayılı kararı, HAGB kararı bulunan ve bu gerekçeyle güvenlik soruşturması olumsuz değerlendirilen adaylar ve kamu görevlileri için hayati bir emsal niteliğindedir. Hukuk devleti ilkesi gereğince, ceza hukukunun hukuki sonuç doğurmaz dediği bir karar, idari makamlarca hak mahrumiyetine dönüştürülemez. Güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanan kişilerin hak kaybına uğramaması adına süresi içerisinde yargı yoluna başvurmaları büyük önem taşımaktadır.