Talha Yayla logosu Talha Yayla Avukatlık & Danışmanlık

Ceza ve İnfaz

Tutuklulukta Geçen Sürenin Mahsubu Hesaplama

Türk Ceza Kanunu m.63 gereğince, hüküm kesinleşmeden önce şahsi hürriyeti sınırlayan gözaltı ve tutuklulukta geçen süreler cezadan mahsup (indirim) edilir. Hapis cezasında bir gün tutukluluk bir gün hapis olarak düşülür; adli para cezasına hükmedilmişse tutuklulukta geçen her gün, cezanın günlük miktarı kadar mahsup edilir. Bu araç, seçtiğiniz moda göre ya kalan infaz süresini (gün) ya da mahsup edilen ve kalan adli para cezası tutarını (TL) hesaplar.

Yalnız "Hapis cezasından mahsup" modunda doldurun
Yalnız "Adli para cezasından mahsup" modunda doldurun (TCK m.52: 5-730 gün)
Bir günün TL karşılığı (TCK m.52: 20-100 TL arası; mahkeme takdir eder)
Hüküm kesinleşmeden önce hürriyeti kısıtlanan toplam gün

Sorular


Sık sorulanlar

Bir gün tutukluluk kaç gün cezadan düşülür?

Hapis cezasında bir gün tutukluluk (veya gözaltı) bir gün hapis olarak mahsup edilir (TCK m.63). Adli para cezasında ise tutuklulukta geçen bir gün, cezanın belirlenen günlük miktarı kadar (TL olarak) mahsup edilir.

Gözaltında geçen süre de mahsup edilir mi?

Evet. TCK m.63, hüküm kesinleşmeden önce şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hâlleri kapsar; gözaltında geçen süre de tutuklulukla birlikte mahsuba dâhildir.

Adli para cezasında mahsup nasıl işler?

Adli para cezası, gün sayısı ile günlük miktarın çarpımıdır (TCK m.52). Tutuklulukta geçen her gün, bu günlük miktar kadar cezadan düşülür. Örneğin günlük miktar 100 TL ve 50 gün tutukluluk varsa, 50 × 100 = 5.000 TL mahsup edilir; kalan tutar infazı gereken cezadır.

Mahsup tutukluluk cezayı aşarsa ne olur?

Tutuklulukta geçen süre hükmedilen cezaya eşit veya ondan fazlaysa ceza tümüyle infaz edilmiş sayılır; bu araç kalan süreyi/tutarı sıfır olarak gösterir. Bu durumda kişinin haksız tutukluluk nedeniyle tazminat hakkı (CMK m.141) ayrıca değerlendirilebilir.

Tutukluluk Mahsubu Nedir?

Tutukluluk mahsubu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 63. maddesiyle düzenlenen ve hüküm kesinleşmeden önce şahsi hürriyeti kısıtlayan her türlü tedbir nedeniyle geçirilen sürenin, verilen cezadan düşülmesini ifade eden bir hukuki mekanizmadır. Bu hüküm, masumiyetin mahkûmiyetten önce varsayıldığı temel hukuk ilkesinin bir yansımasıdır; hüküm kesinleşmeden önce gözaltında veya tutuklu kalan ve daha sonra mahkûm edilen kişinin, fiilen çekmiş olduğu özgürlük kısıtlamasının toplam ceza süresine sayılmasını sağlar. Mahsup sayesinde hükümlü, zaten ceza niteliğinde geçirdiği süreyi ikinci kez yaşamak zorunda kalmaz.

TCK m.63 Kapsamı: Hangi Süreler Mahsuba Girer?

TCK m.63'ün açık lafzı, "hüküm kesinleşmeden önce şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hâller" ifadesini kullanmaktadır. Bu kapsamda şu süreler mahsuba dâhil olmaktadır:

  • Gözaltı süresi: Yakalamadan tutuklamaya veya serbest bırakmaya kadar geçen süre, CMK m.91 kapsamında azami 24 saattir; toplu suçlarda uzatmalarla 96 saate çıkabilir. Bu süre de mahsuba dâhildir.
  • Tutukluluk süresi: Sulh ceza hâkimliği kararıyla uygulanan tutukluluğun başlangıcından sona ermesine kadar geçen süre mahsuba girer.
  • Zorlayıcı gözaltı ve benzeri tedbirler: Kişi özgürlüğünü fiilen kısıtlayan diğer tedbirler de aynı fiil ve aynı yargılama kapsamında olmak koşuluyla mahsuba konu olabilir.

Öte yandan adli kontrol tedbiri kapsamında geçirilen süre (konut hapsi yükümlülüğü hâlleri dışında) kural olarak mahsuba dâhil değildir; bu konuda infaz hâkimliğinin değerlendirmesi belirleyicidir.

Hapis Cezasından Mahsup: İşleyiş ve Örnek

Hapis cezası söz konusu olduğunda mahsup işlemi son derece basit bir mantığa dayanır: Her bir gün tutukluluk, her bir gün hapis cezasına karşılık gelir. Toplam tutukluluk gün sayısı, toplam ceza gün sayısından düşülerek kalan infaz süresi elde edilir. Bu araç, yıl-ay-gün olarak girilen hapis cezasını standart infaz hesabına göre (yıl = 365 gün, ay = 30 gün) gün sayısına çevirmekte ve girilen tutukluluk gün sayısını bu toplamdan düşmektedir.

Örnek: 3 yıl (1095 gün) hapis cezasına çarptırılan ve 200 gün tutuklu kalan bir hükümlünün kalan infaz süresi 895 gündür. Koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hesabı bu 895 gün üzerinden yapılacaktır.

Tutukluluk Mahsubunun Koşullu Salıverilmeye Etkisi

Mahsup işlemi yalnızca toplam ceza süresini azaltmaz; aynı zamanda koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tarihlerini de öne çeker. Kalan brüt infaz süresi üzerinden koşullu salıverilme oranı uygulandığında, uzun tutukluluk süresi olan bir hükümlünün koşullu salıverilme tarihinin son derece yakın olduğu ya da derhâl yararlanılabilir hâle geldiği görülmektedir. Özellikle kısa süreli cezalar veya uzun tutukluluğun söz konusu olduğu davalarda, koşullu salıverilme tarihinin infaz başlangıcında zaten geçmiş olduğu durumlarla karşılaşılabilmektedir.

Adli Para Cezasından Mahsup: İşleyiş ve Hesaplama

Hükmedilen ceza adli para cezası (APC) ise mahsup mekanizması farklı biçimde işler. TCK m.63'ün son cümlesine göre, adli para cezasından mahsupta bir gün tutukluluk, bir günlük adli para cezası olarak hesaplanır. Buradan hareketle mahsup tutarı şu formülle belirlenir: Tutuklulukta geçen gün sayısı × günlük APC tutarı = mahsup edilecek tutar.

Örnek: Hükümlü hakkında 200 gün × 80 TL = 16.000 TL adli para cezasına hükmedilmiş ve hükümlü 60 gün tutuklu kalmışsa mahsup tutarı 60 × 80 = 4.800 TL'dir; kalan ödenmesi gereken tutar 11.200 TL olarak hesaplanır.

Tutukluluk Mahsubunun Cezayı Aşması Hâli

Tutuklulukta geçirilen sürenin hükmedilen cezaya eşit veya ondan fazla olduğu durumlarda, ceza infaz anlamında tümüyle ödenmiş sayılır. Bu araç böyle bir durumda kalan infaz süresini sıfır olarak göstermektedir. Hükümlünün mahkûmiyet kararına rağmen çekeceği ek ceza kalmadığı bu hâlde derhâl tahliye zorunlu olur. Ayrıca bu durum, hükümlünün haksız tutulduğu süre için CMK m.141 kapsamında tazminat talebine zemin hazırlayabilmektedir.

Hatalı Mahsup Uygulamaları ve Hukuki Yollar

Uygulamada tutukluluk mahsubunun yanlış hesaplandığı durumlarla zaman zaman karşılaşılmaktadır. Bu hataların başlıca kaynakları şunlardır: gözaltı süresinin mahsuba dahil edilmemesi, mahsubu etkileyecek ikinci bir yakalama ya da tutuklama işleminin gözden kaçırılması ve tutukluluk başlangıç-bitiş tarihlerinin yanlış girilmesi. Müddetnamede mahsup tutarının hatalı göründüğü durumlarda önce bu araç kullanılarak bağımsız hesap yapılması, ardından gerekirse infaz savcılığına veya infaz hâkimliğine başvurulması tavsiye edilmektedir.

Bu Aracın Kapsamı ve Sınırları

Bu araç, TCK m.63 kapsamındaki temel mahsup hesabını kesin aritmetik olarak yapmaktadır. Ancak kalan infaz süresinin koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik açısından değerlendirilmesi için ayrıca "Ceza İnfaz (Yatar) Hesaplama" aracının kullanılması gerekmektedir. Özel infaz hükümleri, tekerrür hâlleri ve içtima senaryoları bu araç kapsamının dışındadır.

Bu araç yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; hukuki tavsiye veya taahhüt niteliği taşımaz. Kesin sonuç için bir avukata danışınız.

Bu Hesaplama Araçları Muhlet.com.tr altyapısı kullanılarak geliştirilmiştir.