Uluslararası ve Anayasal Başvuru
AYM Bireysel Başvuru Süresi Hesaplama
Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru, 6216 sayılı Kanun m.47/5 uyarınca başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren OTUZ GÜN içinde yapılır. Son günün hafta sonuna veya resmî tatile rastlaması hâlinde süre izleyen ilk iş gününe uzar. Haklı mazereti olan başvurucu, mazeretin ortadan kalktığı tarihten itibaren 15 gün içinde de başvurabilir. Bu araç, girdiğiniz tarihten 30 günlük sürenin kesin son gününü tatil uzamaları dahil hesaplar.
Sorular
Sık sorulanlar
Başvuru harca tabi mi? Harcı ödeyemeyecek durumda olan ne yapar?
Bireysel başvuru harca tabidir (492 s. Harçlar Kanunu uyarınca maktu başvuru harcı). Harcı ödeme gücü bulunmayan başvurucu, adli yardım talep edebilir; AYM, adli yardım talebini genel hükümlere (6100 s. HMK m.334 vd.) göre değerlendirir ve kabul hâlinde harç alınmaz.
Bireysel başvuru hangi kararlar/işlemler aleyhine yapılabilir?
Anayasa m.148/3 uyarınca bireysel başvuru, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerden AİHS kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla yapılır. Başvurudan önce olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır; yasama işlemleri ile düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan başvuru yapılamaz (6216 m.45/3).
Süreyi kaçıran başvurucunun mazereti dikkate alınır mı?
Evet. 6216 s.K. m.47/5 ikinci cümle uyarınca haklı bir mazereti nedeniyle süresi içinde başvuramayanlar, mazeretin kalktığı tarihten itibaren ON BEŞ GÜN içinde ve mazeretlerini belgeleyen delillerle birlikte başvurabilir. Mazeretin kabulü AYM'nin takdirindedir.
AYM başvurusu ile AİHM başvurusu arasındaki ilişki nedir?
AYM bireysel başvurusu, AİHM tarafından tüketilmesi gereken etkili bir iç hukuk yolu olarak kabul edilir. Bu nedenle Türkiye aleyhine AİHM'e gitmeden önce kural olarak AYM'ye başvurulmalı; AYM'nin nihai kararının tebliğinden/öğrenilmesinden itibaren 4 AY içinde AİHM'e başvurulmalıdır.
AYM Bireysel Başvuru Süresi Hesaplama
Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru, Anayasa'da güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla yapılan ve Türk hukukundaki son iç hukuk başvuru yoludur. 2010 Anayasa değişiklikleriyle Anayasa'nın 148. maddesine eklenen bu mekanizma, 23 Eylül 2012 tarihinde fiilen işletilmeye başlanmıştır. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 47. maddesinin 5. fıkrası uyarınca başvuru süresi, başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gündür. Bu araç, iç hukuk yollarının tüketildiği tarihten hareketle tatil uzamaları dahil son başvuru gününü hesaplar.
Bireysel Başvurunun Hukuki Niteliği ve Önemi
Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru, olağan yargı yollarının tüketilmesinden sonra başvurulabilecek anayasal şikâyet mekanizmasıdır. Bu başvuru yolu, Türkiye açısından özellikle şu nedenden büyük önem taşımaktadır: AİHM, AYM bireysel başvurusunu tüketilmesi gereken etkili bir iç hukuk yolu olarak tanımlamış ve Türkiye aleyhine yapılan başvurularda bu yolun tüketilmesini ön koşul olarak aramaktadır. Dolayısıyla AİHM'e gidilmeden önce AYM yolunun tüketilmesi, hem iç hukuktaki hak arama yükümlülüğü hem de uluslararası başvuru kapısının açık tutulması bakımından belirleyicidir.
AYM, ihlal tespit ettiğinde yeniden yargılama yapılmasına, tazminata veya her ikisine birden hükmedebilmektedir. Yeniden yargılama kararı, davanın derhal ilgili yargı merciine gönderilmesi ve ihlal ortadan kaldırılana kadar yargılamanın sürdürülmesi sonucunu doğurur. AYM kararları bağlayıcı nitelikte olup kesindir; ilgili mahkemeler bu kararlara uymakla yükümlüdür.
Bireysel Başvurunun Koşulları
6216 sayılı Kanun'un 45 ila 47. maddeleri, bireysel başvurunun usul koşullarını ayrıntılı biçimde düzenlemektedir. Bu koşullar şunlardır:
- İhlal iddiasının Anayasa kapsamında olması: Başvuru, Anayasa'da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerden AİHS ve Türkiye'nin onayladığı ek protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasına dayanmalıdır.
- Kamu gücü işlemi veya eylemi: İhlalin kaynağının bir kamu gücü işlemi, eylemi veya ihmali olması gerekir. Devlet yükümlülükleri kapsamındaki özel kişiler arası ihlaller de belirli koşullarda bu çerçevede değerlendirilebilir.
- İç hukuk yollarının tüketilmesi: Başvurucunun, iddiasıyla bağlantılı olarak başvurması mümkün olan ve etkili nitelikte bulunan iç hukuk yollarını tüketmiş olması şarttır. Yasama işlemleri ve düzenleyici idari işlemler doğrudan bireysel başvuruya konu olamaz (m.45/3).
- Süre: Başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten veya başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılmalıdır (m.47/5). Son günün tatile rastlaması hâlinde süre ilk iş gününe uzar.
- Açıkça dayanaktan yoksun olmama: Başvurunun, temel hak ve özgürlük ihlali iddiasını destekleyen somut bilgi ve belgelere dayanması gerekir; soyut iddialar kabul edilemez bulunur.
Otuz Günlük Sürenin İşlemeye Başlama Tarihi
Sürenin başlangıç noktasının doğru belirlenmesi kritik öneme sahiptir. 6216 s.K. m.47/5 uyarınca sürenin hangi tarihten itibaren işlediği şu şekilde belirlenir:
- İç hukuk yolları öngörülmüşse: başvuru yollarının tüketildiği, yani nihai kararın tebliğ edildiği veya öğrenildiği tarih.
- İç hukuk yolu öngörülmemişse: ihlalin öğrenildiği tarih.
- Süre, tebliğ veya öğrenme tarihini izleyen günden itibaren başlar; tebliğ günü süre hesabına dahil edilmez.
Birden fazla mahkeme kararı varsa süre en son nihai kararın tebliğinden başlar. Temyiz veya istinaf yolu açık iken bu yollara başvurulmadan yapılan başvurularda süre en son nihai karardan değil, erken tarihten itibaren işleyebileceğinden dikkatli olunması gerekir.
Mazerete Dayalı Ek Süre
6216 s.K. m.47/5'in ikinci cümlesine göre haklı bir mazereti nedeniyle süresi içinde başvuramayanlar, mazeretin ortadan kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde mazeretlerini belgeleyen delillerle birlikte başvurabilir. Mazeretin kabulü veya reddi AYM'nin takdirindedir; hastalık, doğal afet, tebligat usulsüzlüğü gibi durumlar haklı mazeret olarak değerlendirilebilir. Mazerete dayalı ek sürenin kullanılabilmesi için mazeretin ve kalktığı tarihin belgelenmesi şarttır.
Başvurunun Yapılma Usulü
Bireysel başvuru, doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne yapılabileceği gibi herhangi bir adli veya idari yargı mercii aracılığıyla ya da yurt dışında Türk konsolosluğu aracılığıyla da yapılabilir. Başvuru harca tabidir; maktu bireysel başvuru harcı ödenmesi gerekir. Harcı ödeme gücü bulunmayanlar, HMK m.334 ve devamı kapsamında adli yardım talebinde bulunabilir; AYM adli yardım talebini genel hükümlere göre değerlendirir.
Başvuruda bulunulması gereken zorunlu bilgi ve belgeler AYM İçtüzüğü ve AYM'nin bireysel başvuru kılavuzunda ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Başvuru dilekçesinin ve eklerinin eksiksiz ve kurallara uygun hazırlanması, başvurunun esasa geçilmeden usul gerekçesiyle reddedilmesini önler.
Bireysel Başvuru ile AİHM Arasındaki İlişki
AYM'ye bireysel başvuru, AİHM yolunun tüketilmesinde zorunlu bir basamak olarak işlev görmektedir. AYM, bireysel başvuruda ihlal tespit eder ve başvurucuya tatminkâr bir giderim sağlarsa AİHM süreci büyük olasılıkla sona erer; AİHM bu durumda başvurucunun artık mağdur sıfatını taşımadığına hükmedebilir. Buna karşın AYM ihlali tespit etmez ya da yeterli giderim sağlamazsa başvurucu, AYM kararının tebliğinden itibaren dört ay içinde AİHM'e taşıyabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Her mahkeme kararı için AYM'ye başvurulabilir mi? Hayır; anayasal haklarla doğrudan bağlantılı ihlal iddiası bulunması, iç hukuk yollarının tüketilmiş olması ve başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olmaması gerekmektedir. Yasama işlemleri ile düzenleyici idari işlemler doğrudan bireysel başvuruya konu edilemez.
30 günlük süre son gün tatile rastlarsa ne olur? AYM İçtüzüğü m.64 ve genel usul hükümleri uyarınca son günün resmî tatile veya hafta sonuna rastlaması hâlinde süre izleyen ilk iş gününe uzar. Bu araç bu uzamayı otomatik olarak hesaplamaktadır.
Bireysel başvurudan önce idari başvuru şart mı? İdari yargı uyuşmazlıklarında itiraz, itiraz mercii, üst makam başvurusu gibi idari yolların da tüketilip tüketilmeyeceği somut davaya göre değerlendirilir. İdari makamın kararına karşı açılabilecek bir idari dava varsa bu yolun da tüketilmesi gerekebilir; aksi hâlde başvuru iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle reddedilebilir.
Bu araç yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; hukuki tavsiye veya taahhüt niteliği taşımaz. Kesin sonuç için bir avukata danışınız.
Bu Hesaplama Araçları Muhlet.com.tr altyapısı kullanılarak geliştirilmiştir.