Talha Yayla Avukatlık & Danışmanlık

Makaleler İdare Hukuku

Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası İptal Davası

Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası İptal Davası

Makale İçeriği

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu (DMK) kapsamında uygulanan disiplin cezalarının en ağırı olan Devlet memurluğundan çıkarma cezası, ilgili kişinin kamu görevlisi sıfatını sona erdirmekle kalmayıp bir daha devlet memurluğuna atanmasını da engelleyen kesin ve ağır sonuçlu bir idari işlemdir. Bu yaptırım; ilgilinin mesleki kariyerini, özlük haklarını ve geleceğini doğrudan etkilediğinden, tesis edilen idari işlemin hukuka uygunluğu yargı denetimine tabi tutulmuştur.

Bu makalede; devlet memurluğundan çıkarma cezasının hukuki niteliği, cezanın verilme usulü, sakatlanabileceği sakatlık halleri (usul ve esas yönünden), dava açma süreleri, yetkili mahkeme ve davanın kazanılması halinde özlük haklarının iadesi süreçleri detaylandırılmıştır.

Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası Nedir ve Kim Tarafından Verilir?

657 sayılı Kanun’un 125/E maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma; bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır.

Yetkili Makam

Disiplin hukukundaki yetki kuralı emredicidir. Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası disiplin kurulu kararı alındıktan sonra atamaya yetkili amirler tarafından verilirken, Devlet memurluğundan çıkarma cezası yalnızca Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile verilebilir (657 s.K. m. 126).

Disiplin amirlerinin veya alt kurulların doğrudan memurluktan çıkarma cezası verme yetkisi yoktur. Soruşturma dosyasını inceleyen Yüksek Disiplin Kurulu, istemi kabul edebilir veya reddedebilir. İstem reddedildiği takdirde atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbesttir.

Disiplin Soruşturmasında Usul Güvenceleri ve İptal Sebepleri

İdari yargıda disiplin cezasının iptali talebiyle açılan davalarda idare mahkemeleri işlemi hem usul hem de esas bakımından denetler. Soruşturma aşamasında yapılan usul hataları, işlemin esasına girilmeksizin iptaline yol açabilir.

A. Savunma Hakkının Tanınması (Anayasa m. 129 / DMK m. 130)

Anayasa’nın 129. maddesinin 2. fıkrası gereğince, memura savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez. 657 sayılı Kanun’un 130. maddesi uyarınca:

  • Memura savunmasını yapması için en az 7 gün süre verilmesi zorunludur.
  • Savunma istem yazısında, hakkındaki iddialar (yer, zaman ve fiil somutlaştırılarak) açıkça belirtilmelidir.
  • Yeterli süre tanınmadan veya somut fiil açıklanmadan alınan savunmalar, savunma hakkının ihlali sayılır ve cezanın iptal sebebidir.

B. Zamanaşımı Süreleri (DMK m. 127)

Disiplin hukukunda zamanaşımı süreleri kamu düzenindendir ve mahkemece re’sen gözetilir:

  1. Soruşturma Zamanaşımı: Memurluktan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
  2. Ceza Verme Zamanaşımı: Fiilin işlendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

C. Bağımsız Soruşturmacı (Muhakkik) Tayini

Disiplin soruşturmasını yürüten muhakkikin; iddialardan etkilenmeyecek tarafsızlıkta olması, hakkında soruşturma yürütülen memur ile hiyerarşik veya şahsi husumetinin bulunmaması ve kıdem/unvan bakımından ilgiliden alt konumda olmaması gerekir. aksi halde soruşturma raporu hukuken sakatlanır.

D. Ölçülülük ve Tipiklik İlkesi

Subjektif ve somut delillerle ispatlanamamış fiillere dayanılarak ceza tesis edilemez. Ayrıca işlenen fiil ile uygulanan yaptırım arasında orantı bulunmalıdır; alt ceza uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemiş olması da Danıştay içtihatlarına göre bir bozma nedenidir.

3. İptal Davası Açma Süresi ve Hak Düşürücü Süre Hesaplaması

Devam eden idari işlemlerde süre yönetimi hayati önem taşır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) uyarınca idari dava açma süreleri hak düşürücü niteliktedir; bu sürelerin geçirilmesi halinde dava usulden reddedilir.

A. Genel Dava Açma Süresi (İYUK m. 7)

Devlet memurluğundan çıkarma cezasına karşı iptal davası açma süresi, cezanın ilgili memura yazılı olarak tebliğ edildiği tarihi izleyen günden itibaren 60 gündür.

  • Süre, tebligatın yapıldığı gün değil, bir sonraki gün işlemeye başlar.
  • Adli tatile denk gelen sürelerde, adli tatil süresince işlemeyen günler, adli tatilin bittiği günden (31 Ağustos) itibaren 7 gün uzamış sayılır (İYUK m. 8/3).

B. İdari İtiraz Yolunun Etkisi (İYUK m. 11 ve DMK m. 135)

657 sayılı Kanun’un 135. maddesi uyarınca disiplin cezalarına karşı kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde idari itiraz yoluna başvurulabilir. Memur, idari itiraz yoluna başvurmadan doğrudan tebliğden itibaren 60 gün içinde İdare Mahkemesinde iptal davası açabilir.7 gün içinde itiraz edilmesi durumunda dava açma süresi durur. İtiraz merciinin (Yüksek Disiplin Kurulu / Üst Makam) reddi durumunda, red kararının tebliğinden itibaren kalan süre içinde dava açılır. Eğer dava açmadan önce itiraz hakkınızı kullandıysanız kesinleşen bir disiplin cezası olmadığından itirazın sonucunu beklemeden dava açmanız mümkün olmamaktadır. Bu hususa dikkat etmek gerekmektedir.

Önemli Not: Hak kaybına uğramamak adına, tebliğ tarihi kesin olarak belgelenmeli ve 60 günlük süre riske atılmadan dava dilekçesi hazırlanmalıdır.

4. Görevli ve Yetkili Mahkeme

Devlet memurluğundan çıkarma cezasının iptali davasında görevli ve yetkili mahkeme doğru tespit edilmelidir.

  • Görevli Mahkeme: İdare Mahkemesidir.
  • Yetkili Mahkeme (İYUK m. 33/1): Kamu görevlilerinin görevlerine son verilmesi veya emekliye sevk edilmeleri ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlisinin son görev yaptığı yer idare mahkemesidir.

5. Yürütmenin Durdurulması (YD) Talebi ve Önemi

İdari işlem tebliğ ile birlikte derhal yürürlüğe girer ve hüküm doğurur. Yalnızca iptal davası açılmış olması işlemin icrasını kendiliğinden durdurmaz (İYUK m. 27).

Memuriyetten çıkarılan kişi, dava süresince maaş ve özlük haklarından mahrum kalacağından, dava dilekçesinde açıkça Yürütmenin Durdurulması (YD) talep edilmelidir.

Yürütmenin Durdurulması Şartları (İYUK m. 27/2)

Mahkemenin yürütmenin durdurulması kararı verebilmesi için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir:

  1. İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğacak olması,
  2. İdari işlemin açıkça hukuka aykırı olması.

Yürütmenin durdurulması kararı verildiğinde idare, 30 gün içinde memuru eski görevine veya eşdeğer bir göreve iade etmekle yükümlüdür.

6. Davanın Kazanılması Halinde Muvafakat ve Özlük Haklarının İadesi

İdare mahkemesinin memurluktan çıkarma cezasını iptal etmesi halinde, işlem tesis edildiği tarihten itibaren tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar. Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrası gereğince: “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”

Bu doğrultuda davanın kazanılması ile:

  • Memur görevine iade edilir.
  • Görevden ayrı kalınan süreye ilişkin ödenmeyen maaşlar, özlük hakları ve yasal faizleri ödenir. Ayrıca göreve bağlı olarak alınması gereken tazminatlar alınır. Örneğin çalışması halinde makam tazminatı, ek ödeme, teşvik ödemesi, Ohal (Terör) Tazminatı gibi ek kalemler alacak personel çalışmış gibi değerlendirilir.
  • Söz konusu süreler derece ve kademe ilerlemesinde personel çalışmış gibi değerlendirilir.

7. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Memurluktan çıkarma cezasına karşı itiraz etmek zorunlu mudur?

Hayır. İdari itiraz bir dava şartı değildir. İlgili kişi, itiraz edebileceği gibi itiraz etmeden de kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde doğrudan idare mahkemesinde iptal davası açabilir.

Ceza yargılamasında beraat etmek disiplin cezasını otomatik iptal eder mi?

657 sayılı Kanun’un 131. maddesi uyarınca, memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturma bulunması disiplin cezasının uygulanmasını engellemez. Ancak ceza mahkemesinde fiilin hiç işlenmediği veya sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması (maddi olgu tespiti) halinde verilen beraat kararları idare mahkemelerini bağlar ve disiplin cezasının iptalini gerektirir.

İptal davası ne kadar sürer?

İlk derece idare mahkemelerindeki davalar ortalama 6 ila 12 ay arasında sonuçlanmaktadır. Kararın istinaf (Bölge İdare Mahkemesi) ve temyiz (Danıştay) süreçleri ile birlikte süre uzayabilir.

Sonuç

Devlet memurluğundan çıkarma cezası, kamu görevlisinin mesleki hayatını doğrudan sonlandıran en ağır idari yaptırımdır. Soruşturma sürecinde savunma hakkının kısıtlanması, zamanaşımı sürelerinin aşılması, yetkisiz organ tarafından karar verilmesi veya fiilin somut delillerle kanıtlanamamış olması gibi hususlar idari işlemin sakatlanmasına yol açar. 60 günlük hak düşürücü dava açma süresi içerisinde idare hukuku alanında uzman bir avukat aracılığıyla sürecin takibi, hak kayıplarının önüne geçilmesi açısından büyük önem taşır.

DEVLET MEMURLUĞUNDAN ÇIKARMA EMSAL GÖREVE İADE KARARLARI

YÜZ KIZARTICI VE MEMURİYETLE BAĞDAŞMAYAN FİİL SEBEBİYLE MESLEKTEN ÇIKARILMA EMSAL GÖREVE İADE KARARLARI

Ceza yargılamasında karar kesinleşmeden verilen meslekten çıkarma kararı hukuka aykırıdır.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2025/3564 E. , 2025/4552 K. künyeli kararı:

Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden gerçekleştirilen incelemelerde; davacının, dava konusu işleme dayanak gösterilen olaydaki “sahte polis kimliği düzenlenmesine yardım etmek” eylemi nedeniyle yargılandığı … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… esasında görülen davada, Cumhuriyet Savcısının … günlü mütalaasında davacının “….’nın sahte kimlik kartı çıkarmasına iştirak iradesiyle katıldıkları sebebiyle TCK 204/1 sahtecilik” suçundan cezalandırılması yönünde mütalaa verdiği, ancak dosyada henüz karar verilmediği ve son duruşmasının ise 18/11/2025 tarihine ertelendiği görülmüştür.

Uyuşmazlıkta; davacıya isnat edilen disiplin suçlarından bir tanesinin “sahte polis kimliği düzenlenmesine yardım etmek” olduğu, ceza yargılamasına konu suçlardan birisinin de “sahtecilik” olarak belirlendiği, bir başka ifadeyle, disiplin cezasına konu eylem ile ceza yargılamasına konu eylemin örtüştüğü görülmektedir.

Bu itibarla; Bölge İdare Mahkemesince, davacı hakkındaki ceza yargılaması sonucunda verilecek karar kesinleştikten sonra, disiplin cezasına konu fiilin işlenip işlenmediği konusunda dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile ceza mahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığından, temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,

EVLİLİK DIŞI İLİŞKİ SEBEBİYLE MEMURİYETTEN ÇIKARILMA EMSAL GÖREVE İADE KARARI

Danıştay 2. Daire Başkanlığının 2025/2438 E. , 2025/5394 K künyeli kararı:

Bu durumda; davacının, görevinin ifasıyla ilgili olmayan, tamamen özel hayat sınırları dahilinde gerçekleşen ve disiplin hukukunu ilgilendiren yönü açıkça ortaya konmayan fiilinin, bir disiplin suçu olarak değerlendirilmesi ve davacıya “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiilini işlediği gerekçesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin (E) fıkrasının (g) bendi uyarınca Devlet memurluğundan “çıkarma cezası” verilmesinin Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile koruma altına alınan, “özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının” ihlali sonucunu doğuracağı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir. Bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,

İSNAT EDİLEN FİİLLER AYRINTILI OLARAK BİLDİRİLMEDEN VE AYRINTILI SAVUNMA ALINMADAN VERİLEN MESLEKTEN ÇIKARMA KARARI HUKUKA AYKIRIDIR.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/968 E. , 2025/3888 K

Bu itibarla; davacının Anayasa ve kanunlarla koruma altına alınan savunma hakkını kullanabilmesi için, isnat edilen 53 fiilin tek tek açıklanarak, hangi kişilere ait pasaport kayıtlarında, hangi tarih ve saatte, nerede, hangi polis memurlarının şifresi kullanılarak usulsüzlük yapıldığı hususlarının açıkça belirtilmesi ve bu iddialara ilişkin savunma hakkı tanınması gerekirken, diğer 52 eyleme ilişkin somut herhangi bir bilgi verilmeksizin sadece S.K. isimli şahsın ülkeye usulsüz giriş işleminden bahsedilerek, 53 adet veri giriş işlemi hakkında savunmasının istenildiği dikkate alındığında, usulüne uygun savunma hakkı tanınmaksızın yürütülen disiplin soruşturması esas alınarak tesis edilen dava konusu disiplin cezasında hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığından, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

CEZA MAHKEMESİ KARARI KESİNLEŞMEDEN VERİLEN MESLEKTEN ÇIKARMA CEZASI MASUMİYET KARİNESİNİ İHLAL ETMEKTEDİR.

Danıştay 2. Daire Başkanlığının 2021/17547 E. ,  2025/4541 K. sayılı ilamı

Dava dosyasına sunulan belgeler ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden gerçekleştirilen incelemelerde; davacının, dava konusu işleme dayanak gösterilen olaydaki fiili nedeniyle açılan ceza davasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; icbar suretiyle irtikap suçunu işlediği anlaşıldığından, 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmedildiği; bu kararın istinaf aşamasında ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla kaldırılarak şantaj suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu, bu kararın ise temyiz aşamasında Yargıtay ... Ceza Dairesince davacının fiilinin icbar suretiyle irtikap suçunu oluşturduğu gerekçesiyle bozulduğu, bu defa bozma kararına uyularak ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla davacının icbar suretiyle irtikap suçundan mahkumiyetine karar verildiği, söz konusu kararın temyiz aşamasında olduğu ve henüz kesinleşmediği görülmektedir.

Bu itibarla; Bölge İdare Mahkemesince, davacı hakkındaki ceza yargılaması sonucunda verilecek karar kesinleştikten sonra, disiplin cezasına konu fiilin işlenip işlenmediği konusunda, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile ceza mahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığından, temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE

 

Yorumlar

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorum Yaz

Değerlendirmeniz (opsiyonel):
WhatsApp